Arkadaşlanma Muhammed Bakır adını bilerek yazdığımı söyledim. Çünkü Muhammed Bakır, Şiilerin ve Alevi inancının 12 imamından birisidir. Bu da, “Duazı oniki imam” denilen dualarda hep Muhammed Bakır diye geçer. Dolayısıyla yüzyıllardır bizim dilimizde Muhammed Bakır olara kullanılır. Arapça ve Farsça isimleri, bizim kültürümüze geçtikleri biçimde kullanmalıyız. Mesela Amvar Sadat değil, Enver Sedat yazmalıyız. Bütün Al’lar da El oluyor tabii. Necef patlamasını duyuran bazı televizyon ve gazeteler ölen liderin ismini Bekir diye yazdılar. İşte bu, çok büyük bir yanlış. Çünkü Şiilerde Bekir ismi yasaktır. Bu inanca göre Peygamber’in ölümünden sonra halifelik Hz. Ali’nin hakkı olduğu halde onun yerine sırasıyla halife olan Ebu Bekir, Ömer ve Osman isimleri katiyen kullanılamaz. Bu isimler 1400 yıldır yasaklıdır. Peygamber’in hanımlarından Ayşe ismi de Şiilerde küfür yerine geçer. Çünkü Ayşe, Muaviye ve Yezit’le birlikte davranıp ehli beyte yani peygamberin ailesine düşmanlık etmiştir. Yezit adını ise saymıyorum bile. Bu ad yalnız Şiilerde değil, bütün mezheplerde küfür sayılır. Bugün kimse çıkıp çocuğuna Yezit adı koyamaz. Çünkü adı küfre dönüşen bu zalim, Kerbela’da Peygamber ve Ali soyuna zulmetmiştir. Bütün bunları göz önüne getirince Necef’te öldürülen Şii liderin adını Bekir olarak yorumlamak mümkün olamaz. Bütün bunlar ayrıntı gibi görünebilir ama bence değil. İsimlerimiz yüzlerce yıllık geleneklere dayanıyor. Cumhuriyet’ten sonra İslam’da ortak olan isimlerden biraz uzaklaşıldı; özellikle bürokrat kesim çocuklarına Demir, Çelik, Altay, Temuçin, Sabetay, Savaş, Barış gibi adlar koydu ama yine de halk kitleleri geleneksel isimlerden ayrılmadı. Anadolu Alevilerinde “Bekir-Ömer-Osman” yasağı hâlâ geçerli.
