Biliyorum. Her kuşak yeni teknolojilerle heyecanlanır, kendisini daha önceki kuşaklara göre şanslı hisseder ve deyim yerindeyse çağına tapar.Bu işin sadece bizim dönemimize ait olduğunu sanmayın. Geçmişteki akıllı adamların kitapları, bu duruma tanıklık eden cümlelerle doludur.Bunda bir kötülük yok elbette.Kötülük, gelişen teknolojinin insan öldürmek için kullanılmasında ve doğanın tahrip edilmesinde.
Bu çağın modası iletişim teknolojileri. Zuckerberg diye bir zeki delikanlının kurduğu Facebook, 50 milyar dolarlık bir değer yaratmış.Twitter giderek yayılıyor.Bunların hepsine sosyal ağ deniliyor.Facebook sayesinde insanlar evlerinden çıkmadan arkadaşlarıyla sohbet ediyor, Twitter’la da anında dedikodu yapabiliyor.Güzel şeyler ama mesela Twitter’ın nitelik bakımından köyde çeşme başında yapılan ‘kız, Zehra’yı gördün mü. Ömer karşıdan gelirken nasıl da fingirdedi’ dedikodusundan pek farkı yok. Daha üstün bir teknoloji ama fonksiyon aynı.Facebook da güzel bir şey ama bu ‘ağ’, size balık yakalayamaz, domates yetiştiremez, karnınız doyuramaz.
Bir de başka bir ‘ağ’ var. Balıkçı ağı.Bakın bu konunun uzmanı Mehmet Gürs ne diyor:”Eğer hızlı hareket etmezsek Türkiye’deki ve bütün dünyadaki balıkların hepsi 40 sene içinde yok olacak. Büyük balıkların yüzde 90’ı zaten bitmiş, bütün balıkların da yüzde 60’ı yok olmuş ve geri kalanı ise 40 sene içinde bitiyor. Sen bunu değiştirmeye yardımcı olabilirsin. Lütfen kampanyamıza katıl… www.kaçsantim.org’a gir ve sesini duyur!!!Şimdiki kanunlar yavru balık katliamına izin veriyor! Daha yumurtlamadan, yani neslini devam ettirmeden yok edilmelerine izin veriliyor. Bunu değiştirmemize yardımcı ol. Hedefimiz mevcut yasal düzenlemeyi değiştirtmek. Olgunluk boyuna ulaşmadan balığa dokundurmamak.Bu işin birkaç idealist çevrecinin uğraşı olmaktan çıkması şart. Soluduğumuz oksijenin yüzde 70-80’ini sağlayan denize sahip çıkmanın vakti çoktan geldi.Lütfen yardım et!”
Bir arkadaşlık sitesi 50 milyar dolar ederken, dünya hem nüfus artışı, hem de doğanın katledilişiyle açlık felaketine doğru ilerliyor.Bakın bazı Arap ülkelerinde halk, gıda fiyatlarına yüzde 17 zam yapılması üzerine ayaklandı, ortalığı yakıp yıkmaya başladı.Açlık hiçbir şeye benzemez.Eğer bu gidiş durdurulmazsa birçok ülkede aç kalan kitlelerin ayaklanışına, yağmasına hazır olun.Çünkü bu bir yaşama hakkıdır.
Diyeceksiniz ki iletişim ağlarının buna ne zararı var.Yok elbette, ben de kullanıyorum.Ama dünyanın dikkati, şöhreti ve parası sadece iletişime odaklanır da, gezegenin yüz yüze kaldığı ağır sorunlar gözden kaçırılırsa felaket kaçınılmaz olur.Açlığa çare bulmak üzere araştırma yapanlar Mark Zuckerberg’in parasının binde biri kadar destek görebilir mi sizce?Göremez.Apple’ın, Facebook’un, Microsoft’un toplam geliri dünya nüfusunun ne kadarını doyurur, hiç hesap eden var mı?
Yazının burasında bana kızan genç arkadaşlar, kızmayın.Severek kullandığınız iletişim teknolojilerini değil, işin abartılmasını eleştiriyorum.Baksanıza bu yılın 8 Oscar adaylığı Facebook’la ilgili. Eğer dünya bu doğrultuda giderse yakında bol bol iletişiriz.Ama ne yeriz derseniz cevabım şu olur: Birbirimizi yeriz! Not: Pazar günkü yazımda bazı teknik karışıklıklar olmuş. İnternet sitesinde, yazının başına yanlışlıkla futbol yorumları girmiş. Yönetmen İnarritu’nun Meksikalı olduğu cümlesi düşmüş. Özür dileriz.
