ABD'de yüzbinlerce insanın sokaklara döküldüğü ve protesto gösterileri yaptığı haberleri ulaşmakta. İnsan hakları örgütleri ayakta. Çünkü bu ülkede adalet duygusu bir kez daha, çok ağır bir yara aldı. İnsanlar keyiflerinden değil, çaresiz kaldıkları için sokaklara çıktılar.

★★★

Herşey Amadu Diallo isimli, 22 yaşındaki Afrika kökenli gençle ilgili. Öğrenci olan Amadu'nun, bir gün pencereden sokağa bakacağı tutuyor. O sırada dört polis devriye gezmekte. Amadu'dan kuşkulanıyorlar ve daireye baskın yapıyorlar. İyice korkan Amadu, kimliğini göstermek üzere elini cüzdanına atıyor. Bunun üzerine polisler tam kırk bir el ateş ediyorlar. Amadou Diallo, delik deşik oluyor. Ayak tabanlarına bile kurşunlar saplanıyor. Üzerinde ne silah var, ne bıçak. Hiçbir şey yok. Bunun üzerine polislerin yargılanma süreci başlıyor. Herkes mahkum olacaklarına kesin gözüyle bakıyor. Çünkü masum bir insanı evinde kırk bir kurşunla öldürmenin açıklanacak tarafı yok. Tam bir katliam. Ama dört polis suçsuz bulunuyor. Bırakın cinayetle suçlanmayı, ölüme sebebiyet vermek suçu bile yüklenmiyor kendilerine. Ellerini kollarını sallayarak çıkıp gidiyorlar. Zavallı Amadu'nun ailesi ve arkadaşları ise çaresizlik içinde kıvranıyor. İnsanlar sokaklara çıkıyor. Adalet istiyorlar. Diallo davası, yöneticilerle halk arasında bir düelloya dönüşüyor.

★★★

Adalet duygusu bir kez sarsıldı mı tamiri çok güç. İnsanlar korkmakta haklı; çünkü bu davanın sonuçları, Amerikan polislerinin evlere girip, istedikleri insanları öldürmelerine yeşil ışık yakıyor. Hele bu insan yoksul, siyah, Porto Rico'lu, göçmen ya da Hispanik kökenli ise hesabını soran bile bulunmuyor. Gariban Amerikan yurttaşını koruyan hiçbir kurum yok.

★★★

Bizde de böyle olaylar yaşandı ve ne yazık ki yaşanmaya devam ediyor. Masum insanlar öldürülüyor. Dileğimiz bizdeki adalet mekanizmasının Amerika'dan daha iyi çalışması. Çünkü, karısını öldürdüğü halde beraat eden O.J. Simpson davası, Rodney King adlı siyahı öldüresiye döven polislerin aklanması ve Diallo'yu öldürenlerin serbest bırakılması Amerika Birleşik Devletleri'nde herkes için geçerli bir adalet anlayışının bulunmadığını ortaya çıkardı. Adaleti böyle olan bir ülkeye gelişmiş demek ise çok zor. Eğer insanlığın ulaşacağı uygarlık seviyesi bu ise; "istemem, eksik olsun!"

CUMHURBAŞKANI'NIN CEVABI

Cumhurbaşkanı'ndan pırlantalı rozetlerle ilgili bir açıklama geldi. Hatırlarsanız; Ertuğrul Özkök, Cumhurbaşkanının yakasında pırlantalı bir ay yıldız rozeti gördüğünü ve bunların Çankaya Köşkü tarafından yaptırıldığını yazmıştı. Ben de bu konuya köşemde yer vermiştim. Cumhurbaşkanı açıklamasında diyor ki: "... 'Bizim vergilerimizle yaptırılan bu pırlantalı mücevherler kimlere dağıtılıyor?' şeklindeki ifadenizi hayretle karşılarım. Zira sizin vergilerinizle yaptırılmış ve dağıtıma tabi tutulmuş pırlantalı hiçbir mücevher yoktur. Benim ay yıldızlı rozetimin devlet parasıyla alındığını kimse iddia edemez. Bir zehab üzerine yaptığınız yorumun da hiçbir mesnedi yoktur. Üzüntü ile karşıladım." Bu açıklamaya yer vermek boynumun borcu. Ama "mesnedimin" Ertuğrul Özkök'ün yazısı olduğunu belirtmek de görevim.