Newsweek'in son sayısı, içinde yaşadığımız kargaşayı çarpıcı bir biçimde vurguluyor.

“Özgürlüğün Kırılganlığı” başlığını taşıyan kapak; Post-komünist dünyanın yeniden kurulması konusuna ayrılmış. Resimde "Democracy" kelimesini oluşturan dokuz harf ayı karakterlerde birbirinin üzerinde yükselen bir kule oluşturmuş. Harfler uyumsuz, dengede durmuyorlar ve en ufak bir sallantıda yıkılacak gibi sarsaklar.

Gerçekten de eskiden komünist olan dünyada durum bu. Açlıkla demokrasinin yaşatılması çok zor. "Özel Rapor" bölümünde ise daha da ilginç bir konu inceleniyor: Demokrasinin Limitleri.

Her şey gibi demokrasinin de limitleri vardır. Bütün mesele sistemi, bu limitleri zorlayan noktalara getirmemekte. Biz Türkiye'de bu limitlere çok yakın noktalarda dolaştığımız için ne demek olduğunu iyi biliriz.

Cezayir, Gürcistan, Yugoslavya ve Güney Afrika'da yaşanan son gelişmeler dünyada da bu limitlerin zorlanmakta olduğunu gösteriyor.

Derginin iki sayfasına basılmış olan iki fotoğraf beni epey düşündürdü.

Birinci resim Moskova'da bir "fiyatları protesto" yürüyüşünü gösteriyor: Kalpaklı, soğuktan rengi kaçmış, öfkeli insan yüzleri. Ellerinde Stalin resmi ve orak-çekiçli bayrak taşıyorlar.

Karşı sayfada Cezayir İslam Cephesi mensupları. Sıcaktan kızarmış yüzleri öfkeli, yumrukları havada.

Dergiyi kapattığınız zaman bu iki resim öpüşüyor.

Kuzeyin soğuğu ile Afrika'nın sıcağı içiçe geçiyor. İki resmin ortak noktası öfke; Gerilmiş insan yüzlerindeki öfke.

Dergideki bir başka makale "Camilerin Çevresindeki Tanklar" başlığını taşıyor. Alt başlık şöyle: Cezayir'in köktenci grupları barış içinde savaşacaklar.

Bir başka makale Avrupa ülkelerindeki İslami hareketleri inceliyor. Yazının başında yeralan büyük fotoğrafta, halılar üstüne oturmuş yedi erkek niyaz ediyorlar. Arkalarında büyükçe Hazreti Ali ve Hacı Bektaşi Veli resimleri asılı. Oturanlardan birisi saz çalıyor. Bir saz da halının üstünde durmakta. Ayaktaki iki kişi, yanan kırmızı mumlar dikili bir tepsi tutuyor. Kolundaki kırmızı bantta Türkçe "görevli" yazısı okunmakta.

Çok açık ki fotoğraf, Türkiyeli Alevilerin bir Cem ayininden çekilmiş.

Yazının bir bölümünde şöyle bir cümle yeralmakta:
"Türkiye'deki İslami Refah Partisi'nin denizaşırı kolu olan Süleymancılar, Almanya ve Belçika'daki Türk işçileriyle düzenli ilişkilerini sürdürüyor."

XXX

Batı dünyasının en etkili dergilerinden biri olan Newsweek'in son sayısı, Hristiyan aleminin İslam dünyasına bakmakta olduğunu gösteriyor. Hem de, dikkatli, kuşkulu, tedirgin bir üslupla...

Bu da dünyamızın hızla bir Hristiyan-Müslüman çatışmasına yaklaştığının elle tutulur bir kanıtı.

Çok değil, üç-beş yıl önce böyle bir dergi sayfalarında beliren çelişki, Komünist ve Kapitalist dünyalarda odaklaşırdı. Oysa şimdi böyle bir çelişkinin varlığına rastlanmıyor.

İnsanlar eski ve arkaik köklerine, binlerce yıllık inanç mücadelelerine ve din savaşları dönemine geri dönüyor.

Batı dünyası kapsamında yeralan ve laiklik içinde İslam ülkesi özelliğini sürdürmeye çalışan Türkiye'nin konumu iyice dikkat çekmekte.

Türkiye böyle kutuplaşan bir dünyada modernleşmesini nasıl sürdürecek?

İşte bence günümüzün en önemli sorusu bu!