Şu soru hep akılları kurcalar: Gelişmiş ülkeler zengin olduğu için mi kültürle ilgilenir, yoksa kültüre önem verdikleri için mi zenginleşir? Benim için bu sorunun cevabı çok açık. Değerler hiyerarşisinde kültüre gereken yeri verdikleri için gelişmiş ve zenginleşmiştir bu ülkeler. Bazı ülkeler ise son derece zengin oldukları halde kültürel hayatlarınını geliştiremez. Çünkü toplum hayatında kültürün rolünü kavrayamamışlardır. Petrol zengini, kulaklarından dolar fışkıran Orta Doğu ülkelerini göz önüne getirin, ne demek istediğimi anlarsınız. Londra Senfoni Orkestrası benim eserleri kaydederken Abby Road stüdyosunda önemli bir müzisyenle sohbet ediyorduk. Umman Sultanı’na konser vermesi için davet edilmiş. Konserden önce oteldeki odasına bir hediye paketi gelmiş. İçinde değerli saatler, kravatlar, kol düğmeleri falan varmış.Konser salonuna gittiğinde görevliler dehşete düşmüş. Çünkü müzisyen, gönderilenlerin hepsini oteldeki kasasında bırakmış. Demişler ki; “Sultan, hediyelerini kullanmadığınızı gördüğü zaman çıldırır. Hepsini takmanız gerekiyor. ” Adamcağız apar topar otele dönmüş, aceleyle gönderilen her şeyi takıp takıştırmış ve ancak ondan sonra konser verebilmiş. İşte bu da bir kültür anlayışı.
Yabancı ülkelerde gördüğünüz zaman kıskandığımız bazı şeyler vardır. Benim için bunlardan birisi de çocuklara verilen müzik eğitimi. Hani bizim gençliğimizde Danny Kay’in orkestra yönettiği ve çocuklara eğlenceli bir biçimde müzik öğrettiği programlar yayınlanırdı. Hepimiz bayılırdık. O dönemlerin bir başka ilginç projesi ise Leonard Bernstein tarafından Carnegie Hall’da düzenlenen gençlik konserleriydi. Şimdi buna benzer projeler Türkiye’ye de geldi. Gençleri, klasik müziğin büyülü sesleriyle buluşturmak isteyen Serdar Mutlu, Kemer Okulları’nda “Bir Dinleti, Bir Öğreti” programını başlattı. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı ile işbirliği içinde birbirinden güzel konserler düzenlendi.Neler yok ki programda:Camille Saint-Saens’ın “Hayvanlar Karnavalı”, Bach ve Itri konseri, W. A. Mozart konseri, Haendel, Debussy, Vivaldi, Bizet, Azeri besteci Kara Karayev, Scott Joplin. Bence müthiş bir girişim. Türkiye artık “Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi!”den “Bir Dinleti, Bir Öğreti” programına geçişin ülkesi.
