Ne kadar kirlendik, ne kadar pisliğe boğulduk farkında mısınız. Perşembe akşamı televizyon haberlerini izliyordum. CNN Türk’ün ilk beş haberi yolsuzlukla ilgiliydi. Futbolda yolsuzluk, siyasette rüşvet, ihalelerde adam kayırma, ordunun ve yargının üst kademelerine kadar tırmanan çirkef ilişkiler ağı. Belki de tarihimizin hiçbir döneminde böylesine bir bataklığa saplanmamıştık. Hele Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının namuslu aydınlığındaki parlak başlangıcımızı düşündüğünüzde, bu kadar kısa zamanda böylesine çürümeyi aklınız almıyor. Bırakın Mustafa Kemal Paşa’yı, yanlış kararlarından dolayı onca eleştirdiğimiz Enver Paşa bile son derece namuslu bir insandı. Kayzer Wilhelm in şahsına gönderdiği 50 bin altını, makbuz karşılığında hazineye teslim etmişti. Yurttan kaçarken de arkadaşından borç para almıştı.
Bu çürümenin mutlaka kültürel ve ahlâki kökleri de var ama en önemli nedenlerinden biri, Türkiye’deki ekonomik sistemin saydam olmayışı. Dünya çapındaki bir araştırmaya göre Türkiye açık ekonomi sıralamasında 113. sırada. Uganda ve Lübnan liginde.Girmeye uğraştığımız Avrupa Birliği’ne katılan Estonya ise 4. sırada.Demek ki biz karanlık bir ekonomik ilişkiler ağı içindeyiz.Nakit akışı gizli.Kayıt dışı ekonomi büyük.Kamu ihaleleri gizli.Mavi Akım gibi bazı önemli anlaşmaların şartları arasında 50 yıl açıklanmayacak hükümler var. Oysa demokratik ülkelerde istediğiniz ihale dosyasına, istediğiniz an ulaşabilirsiniz. Bizde her şey sır perdesi altında. Karanlık ve kuytu köşelerde hamamböceği ürer gibi yolsuzluk birikiyor. Bu köşelerin üstüne ışık tutmayı beceremediğimiz sürece de her kademede hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet sürüp gidecek. Biraz daha ışık, biraz daha ışık! Not: Dünkü yazımda Sayın Mümin Kamacı, Aydın Belediye Başkanı olarak geçti. Kamacı Didim Belediye Başkanıdır. Düzeltir, özür dilerim.
