Tansu Çiller, grupta yaptığı konuşmada Abdullah Çatlı'ya sahip çıktı ve konuşmasında, "Devlet adına kurşun atan da, kurşun yiyen de her zaman saygıyla anılır, bizce onlar şereflidir" gibi çok yanlış, çok talihsiz, çok hatalı bir cümleye yer verdi. Amacı belli: Ülkücülerle her zaman iyi geçinmiş, ortak kongre çalışmaları yapmış olan Mesut Yılmaz'ın bu kesimle arasının açılmasını fırsat bilerek, ülkücü potansiyeli kazanmak! İşin ahlaki yönünü, cinayetlere arka çıkma sefilliğini bir yana bırakarak soruna hukuk açısından bakalım! Ucuz siyaset böyle bir cümleyi kaldırabilir ama devlet hukuku kaldırır mı?

YASAL DEĞİL

Bir devletin, sivil kişileri kullanarak silahlı eylem yapması yasal değildir. Hiçbir devletin hakkı yoktur buna. Bazı ülkelere gizlice silah göndermek, suikast düzenlemek, darbe girişiminde bulunmak gibi eylemler, o ülkelerin iç işlerine karışmak anlamına gelir. Devlet bu yasadışı eylemleri, kendi adamlarıyla yapamayacağı için birtakım sivillere havale ederse, başka bir suçun içine sürüklenmiş olur. İşte durumun korkunçluğu da bu! Tansu Çiller, eski bir Başbakan ve bugünkü Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bu uluslararası suçunu, Meclis kürsüsünde dile getiriyor, itiraf ediyor ve eylemlerde kullandıkları, "kurşun atan" sivilleri kahraman ilan ediyor.

ABD DE BİLE

Böyle yöntemlere zaman zaman Amerika Birleşik Devletleri başvurdu, bazı sivilleri örtülü operasyonlarda kullandı ama bu suçlar devletin başındakiler tarafından övünerek ilan edilmedi. Tam tersine, bu işi yapanlar yargılandılar.

NE CEVAP VERECEKSİNİZ?

Şimdi bir varsayım üzerinde duralım: Yabancı ülkelerden birinde, silahlı bir suikast düzenlense ve bir üst düzey politikacı öldürülse.... Ertesi gün o ülke yetkilileri ve basını, bu suikastı Türk devletinin düzenlediğini öne sürse... Türk devleti de uluslararası kamuoyuna "Biz devlet olarak böyle işlerin içinde olmayız. Bu yöntemlere başvurmayız!" cevabını verse... Onlar da kalkıp "Sizin başbakanınız bile devlet adına kurşun sıkanlara sahip çıkıyor. Dolayısıyla itirafta bulunuyor" dese... Ne cevap vereceksiniz?

İSTİHBARAT FARKLI

Eski ajanlarının anılarından ve John le Carre gibi bu mekanizmayı çok iyi bilen istihbaratçıların kitaplarından öğrendiğimiz kadarıyla, başta İngilizler olmak üzere, her ülke istihbarat çalışması yapıyor Örneğin İngilizler Moskova'da kitap fuarına katılan bir yayıncıyı, bilgi toplamakla görevlendirebiliyorlar. İşte, devletin buna hakkı vardır. Bilgi toplamak devletin meşruiyetini zedelemez. Ama yurtiçinde ve yabancı ülkelerde silahlı eylemlere girişmenin savunulacak bir yanı yoktur. Uluslararası hukuka göre bir suçtur bu! Ve Türkiye'nin Başbakan Yardımcısı Meclis çatısı altında, devletin bu suçunu itiraf ediyor. DYP grubunda devlet yönetiminde bulunmuş birçok milletvekili de bu konuşmayı alkışlıyor. Merak ediyorum: Acaba ne yaptıklarının farkındalar mı? Haydi Tansu Çiller, bu ülkenin temeline dinamit yerleştirdiğinin farkında değil diyelim: DYP'nin "ciddi devlet adamları" ve hukukçuları da mi işin korkunç yanını göremiyor?