TANSU Çiller'in Türk siyasi yaşamındaki geleceğiyle ilgili çeşitli tahminler var.

Bazıları Çiller'in yakın dönemde Türkiye siyasetinden silineceğine kesin gözüyle bakıyor.

Ne kadarı gerçekçidir, ne kadarı İngilizlerin "wishfull thinkink" dedikleri gibi niyet belirten tahmindir bilinmez.

Çünkü daha önce de birkaç kez Tansu Çiller'in bitişine kesin gözüyle bakıldı, ama Çiller her seferinde yeniden doğmayı bildi.

Acaba bu kez de öyle mi olacak?

Herşey aşağıdaki fıkra gibi mi sonuçlanacak?

***

ADAMIN biri geceyarısı epey geçe, sarhoş halde evine gitmiş.

Müthiş kızgın olan karısı adamın eline eski, köhne ve kirli bir çaydanlık tutuşturmuş ve "Ceza olarak bunu iyice temizle bakalım!" demiş.

Adamcağız başlamış çaydanlığı ovmaya.

Bir süre ovduktan sonra çaydanlığın içinden dev gibi bir cinin çıktığını görmüş.

Cin demiş ki: "Ey efendim. Ben yıllardır bu çaydanlığın içinde hapistim. Sen beni kurtardın. Artık benim efendim sensin. Dile benden ne dilersen. Her emrini yerine getiririm."

"Yalnız ben garip bir cinim. Ters huylarım vardır." diye eklemeyi de unutmamış.

Bu duruma sevinen adam "Senden çok önemli bir dileğim var." demiş. "Şu kadını bir daha gözüm görmesin! Ömrüm boyunca onu bir daha görmeyeyim."

"Hay hay!" demiş cin.

Ve...

Adamcağız o anda kör oluvermiş.

***

TANSU Çiller ilginç bir kişilik.

Gerçi son zamanlarda gülmek için epey zorlanıyor ve dudak kaslarının seyirdiğini saklayamıyor ama bunca baskıya rağmen hala direniyor.

Kadınca bir direnme bu!

Sanıyorum ki hiçbir erkek bu yükü kaldıramaz, bir yerde pes ederdi.

Belki bu direnişte, aldığı söylenen "prozac" haplarının etkisi vardır ama her olayda yükselen adrenalinin ona daha çok enerji sağladığından eminim.

Keşke bu gücü ve bu enerjiyi pozitif yönde kullansaydı.

Keşke, kişilik ispatı yerine, bir Türkiye rüyasına harcasaydı olanca gücünü.