Ankara’da bir öğle vakti. Anıtpark’ta otuz ülkeden dünya güzeli çocuklar toplanmış. Sadece yüzlerine ve güneş gibi parlayan yüzlerine bakmak bile insanı mutlu etmeye yeter. Aileleri tribünlerde oturuyor.Alanın ortasında bir koro oluşturmuşlar. Müzik öğretmenlerinin şefliğinde şarkı söylüyorlar.Geri gelen sağlığa / Geçen her tehlikeye / Yazarım ben adını.Yüreğim kabarıyor, gözlerim buğulanıyor. Şarkının sözlerini ilk kez bambaşka bir anlamla kavrıyorum.Çünkü bu güzel çocuklarımız lösemi hastası. Bu sözler onların dilinde “yaşamak” azmine dönüşüyor.Bu hafta “Lösemili Çocuklar Haftası.” Onbinlerce çocuğa umut olmaya çalışan gönüllüler, müthiş organizasyonlara imza atıyorlar. Sağolsun bana da denizde bir damla olma fırsatı veriyorlar.Bu minik çocukların yaşam mücadelesi karşısında, büyüklerin hırsları, hoyratlıkları, iktidar mücadeleleri, bel altı vuruşları daha da çirkin, daha da zalim, daha da anlamsız hale geliyor.Keşke herkes kötülüğe harcadığı enerjinin yüzde birini bu minik yürekler için harcasa.
Cuma akşamı ise bambaşka bir toplantıdayız. Yine çocuklarla ilgili yine hayırsever insanların, gönüllülerin toplandığı bir şölende şarkı söylüyoruz.Değerli hocamız Talat Halman’ın emir yerine geçen ricasıyla UNİCEF 60. Yıl toplantısındayız.İyiniyet Elçisi Türkan Şoray müzayedede satılması için bir resim yapmış. Değerli ressamlarımız eserlerini bağışlamışlar. Müzeyedeyi Defne Halman ve Selçuk Yöntem sunuyor. Daha sonra Ayça Varlıer ve Emir Ersoy büyük yetenekleriyle sahnedeler. Sonra acizane ben de katılıyorum.
Çocuklar, ah çocuklar.Her yıl kim bilir kaç minik kalp; kirlettiğimiz dünyanın verdiği zararlar yüzünden duruyor, temiz içme suyu, tedavi olanakları, eğitim fırsatı, hatta yaşama fırsatı bulamıyor.Masum, kötülük bilmeyen, korunmaya şefkate muhtaç kaç milyon çocuk yardım eli bekliyor.İnsan bu çocukları görünce ne kadar zalim, ne kadar yanlış kurulmuş bir dünyada yaşadığımızı daha iyi kavrıyor.Tekrarlamak istiyorum: Herkes hırslarına ayırdığı enerjinin, çok değil, yüzde birini çocuklara, yaşlılara, hastalara ayırsa ne çok hayat kurtulurdu.
