Türkiye'nin yakın tarihine
damga vurmuş olan bu iki
kişiliğin aralarındaki aşk ve
nefret ilişkisi incelenmeye değer.
Herhalde bir gün birisi çıkıp bu
ilişkiyi kitaplaştıracaktır.

Aralarındaki nefret Türkiye'yi
darbeye sürüklemişti.
Kurdukları ittifak ise krizlere yol
açtı.

Peki ama bunca yıllık mücadele
neden böyle müthiş bir dostlukla
noktalandı?

Ömür boyu birbirlerine karşı
mücadele etmiş olan bu iki şahsi
yet, niçin böyle müthiş bir "grand
final"de buluştular.

★★★

Bu soruya benim cevabım şöyle:
Çünkü birbirlerine ihti-
yaçları vardı.

Demirel'in Ecevit'e neden ih-
tiyaç duyduğu açık. Zaten görev sü-
resini uzatma girişimlerinde de bu
olgu açıkça görüldü.

Durum, Ecevit açısından daha
da ilginç.

Öyle sanıyorum ki Bülent Ece-
vit, Türkiye denilen zor ülkeyi De-
mirel'le birlikte yönetiyordu.

Süleyman Demirel, kendisin-
den önceki cumhurbaşkanlarından
çok farklı bir misyon üstlenmiş ve
ülke yönetimine ağırlık koymuştu.

Üstelik bütün bunlar başbaka-
nın rızası, hatta ricası ile oluyordu.

★★★

Bu durumun en çarpıcı gösterge-
si Abdullah Öcalan konu-
sunda ortaya çıktı.

Bir yıl önceyi hatırlayın.

Öcalan gündemin bir numaralı
maddesiydi. Şehit aileleri gösteri ya-
pıyor, halk kitleleri protestolar düzen-
liyor, Apo kuklaları meydanlarda
yakılıyor ve milyonlarca kişi onun
idamını sabırsızlıkla bekliyordu.

Öcalan'ın yakalanması Türki-
ye'deki bütün dengeleri değiştirmiş,
Ecevit'i iktidara getirmişti.

Ve herkes idam konusunda sa-
bırsızdı.

O sırada bir gazete yazarı çıkıp
da "Öcalan idam edilmemeli!"
diye yazsa, linç tehlikesi ile karşı
karşıya gelirdi.

Öylesine öfkeli ve tepkiliydi top-
lum.

★★★

Ama ne oldu?erilen idam cezası
infaz edilmedi. Avrupa Mahke-
mesi kararının bekleneceği gerek-
çesiyle bu iş yıllar sonrasına atıldı.

Ve bu noktada halkın tepkile-
rini Süleyman Demirel göğüsle-
di.

Alışılmış baba görüntüsü, iri göv-
desi, hafif umursamaz haliyle halkın
infialinin önüne Çin Seddi gibi dikildi.
Ve onun sayesinde hükümet ra-
hat bir nefes aldı.

Bakın bugün hiç kimse Öca-
lan'ın idamından söz etmiyor.

İmralı'daki mahkumu konuş-
muyorlar bile.

Bu işi Ecevit tek başına yapa-
mazdı.

★★★

Bu örneği çoğaltabilirsiniz.
Kıbrıs, Ege, cumhuri-
yetleriyle ilişkiler, Ortadoğu...

İstanbul'da yapılan liderler zir-
vesinde Türkiye'yi temsil eden de
Demirel'di.

Ecevit o işe pek karışmadı.

★★★

Şimdi post-Demirel dönemde
yük bütünüyle Bülent Ece-
vit'in nahif omuzlarına biniyor.

Enerjisinin sınırlarını zorlayan
başbakan, şimdi daha da zorlu bir
sınavda.

Kolaylıklar diliyoruz.