Önce şaşırtıcı bir soru:
Sizce Tansu Çiller mi daha popü-
lerdir, Müjde Ar mı?
Hiç kuşkusuz Tansu Çiller.
Erdal İnönü mü daha gündemde
dir, Tarık Akan mı?
Erdal İnönü dediğinizi duyar gibi-
yim.
Süleyman Demirel'in tartışılmaz
popülerliğini sormuyorum bile.
Hiç bir Türk ve dünya starı Baba'yla
boy ölçüşemez.
***
İşte bu noktada büyük bir yanlışlık
var.
Eğer bir ülkede politikacılar sinema
yıldızlarının önüne geçmişse her şey
tersine dönmüş demektir.
Aynen sinemadaki star sistemi gibi
bir yapı söz konusudur.
Belki de buna Siyasi Star Sistemi
adını verebiliriz; kısaca SSS.
Gittikçe artan bir çılgınlıkla, hep aynı
kişileri konuşuyoruz. Beyefendilerin ve
hanımefendilerin maceraları, sonu gel-
mez bir Brezilya dizisi gibi gündemimiz-
de birinci sıraya oturmuş.
Televizyonda onlar var, gazetelerde
onlar. Eğlence programlarında onların
taklitleri yapılıyor. Kah plastip oluyor-
lar, kah çocuklukları ekrana geliyor.
Kabareler, barlar onların taklitleriyle
dolu.
Karikatürler onları işliyor.
***
Geçenlerde bir arkadaşım, "Ken-
dimden utandım." dedi. "Bir saat
gazete okudum. Sonra da düşün-
düm: Elli yaşında bir sanayiciyim.
Dil bilirim. Yabancı basını izle-
rim. Ve oturup bir saat Özal'ın re-
simlerinin indirilmesi dedikodula-
rını okudum. Sonra da kendimden
utandım."
Böyle tepkilerin artmakta olduğunu
görüyorum.
Bir kaç gün önce yazdığım "Sonu
Gelmez Ankara Dedikoduları" ya-
zısına gelen olumlu tepkiler ve kutlama-
lar da bu gözlemi doğruluyor.
Aklı başında insanların bu saçmalığa
dayanmaları zorlaşmakta.
***
Bir ülkede Siyasi Star Sistemi ne-
den oluşur?
Kurumlaşmanın yetersizliğinden.
Türkiye, bir haber bülteniyle hayatı
değişebilen insanların ülkesidir. 12
Mart 1971'de, radyo haberleri Türki-
ye'nin tarihini ve milyonlarca insanın
hayatını değiştirmiştir.
Bugün de hiç bir Türk yurttaşı gü-
vence altında değildir. İleriye dönük
plan yapamazsınız. Her an eğitim siste-
mi değişebilir, askerlik süreleri kısalıp
uzayabilir. Vergi oranları yeniden ayar-
lanabilir. Yeni ekonomik kararlar sizi if-
las ettirebilir ya da bir günde zengin ola-
bilirsiniz.
Bugün suç sayılmayan bir şey, yarın
suç olur.
Bu durumda hepimizin hayatı, bir
kaç kişinin iki dudağı arasındadır. Ol
deseler ölürüz, kal deseler kalırız.
Bize de hayatımıza hükmeden yarı-
tannlann maceralarını konuşmak kalır.
Her hareketlerinden bir anlam çıkar-
maya çalışırız.
***
Bir ülkede kurumlaşma artıkça, si-
yasetçilerin önemi azalır.
Mesela, kurumlaşmanın en yüksek
olduğu İsviçre'nin ne başbakanını ta-
nırız, ne de cumhurbaşkanını.
Bizim gibi kurumlaşmamış ülkelerde
ise siyaset starları, sinema starlarının
önüne geçer ve 60 milyon insan, ağzı
açık ayran akıllısı gibi efendilerimizin
maceralarını izleriz.
