Frak
Cumhurbaşkanı Se-
zer'in Meclis'teki yemin
töreninde frak giyme-
mesi, basında çok yankılandı.
Oysa normal olanı yapıyor-
du Sezer. Frak şart olmadığı gi-
bi, giyeni yüceltecek bir anlam
da taşımıyordu.
★★★
Frak ve smokin giymenin
yüksek sosyetenin ve soyluların adeti olduğu sanılır
ama gerçek bunun tam tersidir.
Bu giyim tarzı, hizmetli-
ler için yaratılmıştır.
Uşak, buttler, vale, garson gi-
bi asillerin huzuruna çıkıp hizmet
edecek erkek için tasarlanmıştır.
Bugün bile bir çok lokanta-
da garsonlar siyah smokin gi-
yer, papyon takar.
Birçok ülkenin meclisindeki
ve başkanlık saraylarındaki gö-
revliler böyle giyinir.
Diyeceksiniz ki ama müzis-
yenlerin, orkestraların, orkestra
şeflerinin giyimi de böyle.
İşte işin püf noktası da bura-
da. Orkestra şefleri giydiği
için frak ve smokinin asil ol-
duğu sanılır ama unutulma-
sın ki eskiden müzisyenler
de hizmetliler arasındaydı.
Asiller, perukalar, rengarenk
giysiler, ponponlu pabuçlar, yal-
dızlar içinde parıldarken, kendi-
lerine müzik yapan kişiler diğer
hizmetliler gibi frak ve smokin
giyerlerdi. Klasik müzik orkes-
tralarının smokin ve şeflerin frak
giymesi o zamandan kalma bir
adettir ve değişmemiştir.
★★★
Basında yankılanan bir
başka konu da ABD Baş-
kanı Clinton'un Süleyman Demi-
rel'e "Sevgili Süleyman" di-
ye mesaj çekmiş olması.
Ön isimle hitap meselesi bi-
zim alışık olmadığımız bir şey. Bu
yüzden de çok dikkat çekiyor.
"Dear Ismail, dear Yor-
go, dear Madelaine" hitapla-
rını hep haber yapıyoruz.
Oysa dünyada çok yerleşik
bir uygulama bu.
Birkaç yıl önce San Fransis-
co'daki bir toplantıda Bush,
Gorbaçov ve Thatcher birbir-
lerine George, Mihail ve Mar-
garet olarak hitabediyorlardı.
Çünkü başkan olarak dü-
zeyleri aynıydı.
Herhangi bir kişinin bu in-
sanlara, böyle seslenmesi düşü-
nülemez. Çok yakın dostları de-
ğilsek onlara ünvanları ile hita-
betmek durumundayız.
Ama bir çalışma grubu için-
de bir araya geldiğiniz kişilere ilk
ismiyle seslenebilirsiniz.
O kişinin ünlü olup olmadı-
ğı, durumu değiştirmez. Hele
yakın dostlar arasında, soyadı
kullanmak mümkün değildir.
Yaş, ün, servet, statü farkına
bakılmaksızın herkes birbirine
ön adı ile hitap eder.
Tersi ayıp sayılır.
