40 yıl önce bugün heyecanlı radyo anonslarıyla uyanmıştık. Sokağa çıkma yasağı vardı ama köşedeki bakkal amca bedava gazoz dağıttığı için, arkadaşlarla birlikte önünde kuyruk oluşturmuştuk.
Herkes sevinç içinde birbirini öpüyordu.
Öğleden sonra, Ankara-Bahçelievler'deki iki katlı evimizin balkonundaydım. Elimde kocaman bir bayrak vardı.
Yoldan bir kamyonun geçtiğini gördüm. Üstü insan doluydu, devrik iktidar aleyhine sloganlar atıyorlardı ama bayrakları yoktu hiç. Bu yüzden beni de kamyona çağırdılar. Elimdeki bayrakla kamyonun tepesinde yer aldım.
Ne için biliyor musunuz? Sadece dünyaya erken gelmiş oldukları için.
***
Menderes ve arkadaşlarına yüklenen suçlamaları, bugünkülerle karşılaştırabilir misiniz hiç.
Devletin bazı birimleri mafya ile iç içe geçmiş.
Eli kanlı katillere kırmızı pasaport verip, devlet görevlisi yapmışlar.
17 bin faili meçhul cinayet işlenmiş.
Yolsuzlukların, soygunların haddi hesabı yok.
Sayın sayabildiğiniz kadar.
10 yıllık Demokrat Parti iktidarının bir çok günahı vardı elbette. Seçilmiş dikta modeli uygulamak, Cumhuriyetin laik prensiplerini sarsmak, hukuksuzluğa prim vermek, yürütme, yasama ve yargı erklerini arapsaçına çevirmek, düşün ve yazı adamlarını hapse atmak gibi suçlamalar doğrudur.
Ama bütün bunların cezası idam mı olmalıydı diye de sormak gerekir.
Akşamüstü kamyon beni bir yerlerde bıraktı. Eve nasıl döneceğimi bilemiyordum.
14 yaşındaydım.
Kaybolmuştum ve şaşkınlık içindeydim.
***
27 Mayıs bu coşkularla başladı ama sonunda ihtilalin oluşturduğu yargı sistemi de 14 yaşındaki çocuk gibi kayboldu.
Adnan Menderes tahkikat komisyonlarından ve anayasayı ihlal etmekten yargılanmaya başladı. Sonra iş yanlış istimlaklere ve bebek davalarına geldi.
Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'ya "Bay yüzde 5" dediler ama ortaya bir tek somut suçlama konulamadı.
Hasan Polatkan için de durum buydu.
Bu insanlar darağacında boğularak ve boyunları kırılarak can verdiler.
***
Menderes ve arkadaşları bugün politika yapsalar suçlanmayacaklardı bile.
Çünkü kusurları, bugünkülerin günahı yanında çok masum kalacaktı.
Suçlansalar bile, iktidar dengelerinin gözetildiği komisyonlarda aklanacaklardı.
İdam sehpasına gitmiş olmalarının tek nedeni, dünyaya erken gelmiş olmaları.
Ve Türkiye 40 yıldır bu aşırı şiddetin sarsıntılarını yaşıyor.
