Yazıya “Kadınlar Gününüz kutlu olsun!” diye başlayalım. Ama ne yazık ki hem dünyadaki, hem de Türkiye’deki durum, bu kutlamayı sadece bir iyi niyet dileği konumuna indirgiyor. Adına töre cinayeti denilen korkunç vahşetin ve koca dayağının azgınlaşarak devam ettiği bir ülkede kadın hakları ne kadar kutlanabilir ki! Şaşıracaksınız ama Avrupa’da da durum bizden pek farklı değil. Birkaç ay önce bu köşede, Avrupa Konseyi’ne sunulan bir raporu yayınlamıştım. Fransız milletvekili Jean-Guy Branger’nin hazırladığı ve Avrupa’da kadınlara uygulanan şiddetin giderek arttığını belirten, “Kadınların maruz kaldığı ev içi şiddet” adını taşıyan bu önemli raporu tekrar dikkatinize sunuyorum. “Avrupa’da rapor edilen bütün saldırıların 4’te 1’i ev içinde erkeğin kadına uyguladığı şiddetten kaynaklanıyor. Avrupalı kadınların 7’de 1’i ya cinsel ilişkiye zorlanmış ya da tecavüze uğramış. Fransa’da her ay 6 kadın ev içi şiddete maruz kalarak ölüyor. İspanya’da her 4 günde bir, 4 kadın kocası tarafından öldürülüyor. Son istatistikler İngiliz kadınların yüzde 26’sının ev içinde şiddete uğradığını belirtiyor; her hafta 2 kadın eşi tarafından öldürülüyor. Finlandiya’da her yıl 27 kadın eşi tarafından öldürülüyor. Portekiz’de kadınların yüzde 52,8’i eşlerinin şiddet uyguladığını belirtiyor. Almanya’da her yıl eşi tarafından öldürülen kadın sayısı 300. Çek kadınların yüzde 38’i şiddet görmekte.” Bu rakamlar dehşet verici değil mi? Ama bir de Rusya’daki duruma bakın: “Rusya Federasyonu’nda her gün 36 kadın dayak yiyor. Ve her 40 dakikada bir, 1 kadın eşi ya da erkek arkadaşı tarafından öldürülüyor. Litvanya’daki kadınların yüzde 42,4’ü fiziksel ve cinsel şiddete uğruyor. Romanya’da ise durum çok kötü: Her yıl bir milyonda 12,62 oranında kadın eşi tarafından öldürülüyor. Norveç’te bir milyonda 6,58; Lüksemburg’ta 5,56; Danimarka’da 5,42; İsveç’te 4,59 oranında kadın eşi tarafından öldürülüyor. Bu ülkeler şiddet düzeyinde en altta yer almakta.”
Açıkçası genel kurul salonunda verilen ve oylanan rapordaki bu istatistikleri duyduğum zaman kulaklarıma inanamadım. Avrupa Konseyi bürosuna gidip raporu yazılı olarak aldım. Durum ne yazık ki böyle. Raporda Türkiye’ye de değinilmekte. Kadınların yüzde 32’si evlerinde şiddet gördüğünü belirtiyor. Umarım bu sayı, şikâyetlerini gizleyenler yüzünden daha da yüksek değildir. Rapor bir bakıma suç kavramının erkek cinsiyle daha fazla ilişkili olduğunu belirlemiyor mu sizce?’
