BİR lise sınıfı...
Camlardan içeri süzülen öğle sonu güneşinin huzmelerinde tozların ağır valsi, kürsüde oturmuş dışarıyı süzen öğretmen, önlerindeki kitaplara bakan hafif uykulu öğrenciler...
En arka sırada iki çocuk oturuyor yan yana.
Birisi, elindeki kağıtlara, Amarildo adını verdiği bir boğa güreşçisini anlatan bir hikaye karalıyor.
Çünkü fena halde **Hemingway** hayranı ve onun gibi "**aficionado**" (Hemingway gibi İspanya hayranları için kullanılan bir deyim.)
Bir gün büyük bir yazar olmayı düşlüyor.
Öteki çocuk, sonu gelmez desenler çiziktirmekle meşgul.
Minicik, kutu kutu desenler çiziyor ve sonunda şaşkınlıkla, bu minik desenlerin koca bir resme dönüştüğünü görüyorsunuz.
Kızıl saçlı, hafiften dalgacı, yeşil gözlü bir çocuk bu.
İlerde pos bıyıkları da kızıl olacak.
***
BOĞA güreşçisinin hikayesini yazmaya çalışan çocuk ben, resim yapan ise **Mehmet Sönmez**.
**Mehmet** amacına ulaştı, önemli bir ressam oldu; hatta "**Bodrum ressamı**" olarak ünlendi ve dünkü gazetelerde öldüğünü okudum.
**Mehmet**, gözümde hala lisedeki haliyle duruyor: Yakışıklı, soğukkanlı, ince ve alaycı.
Cepleri hep, çiziktirilmiş desenlerle dolu.
İlk gençlik anıları, kavgalar, çılgın gülme krizleri, ince yürek sızıları...
Hepsi geçti gitti şimdi.
Binlerce kişinin duvarına asılı güzelim Bodrum resimleri bırakarak...
Bazen, hayatın ciddiye almaya değmeyecek kadar kısa olduğunu düşünüyorum.
Koca Yunus "**Bir göz açıp yummuş gibi**" dememiş miydi?
***
İKİNCİ ölüm haberi **Latin Amerika**'dan: **Octavio Paz** da göçüp gitmiş bu dünyadan.
Büyük şair, büyük düşünür **Octavio Paz**.
**Yalnızlık Labirenti** kitabını, herhalde beş kez okuduğum büyük kültür adamı.
Herr okuyuşumda kitabın yeniden tadına varmıştım ve **Marquez**'in ünlü "**Yüzyıllık Yalnızlık**" kitabının adını, **Paz**'dan aldığını farketmiştim.
**Frankfurt Kitap Fuarı** ödülünü alırken nasıl da olgun ve mağrur bir ifade vardı yüzünde.
Latin Amerika'nın acılı tarihi, Maya piramitleri gibi nakşolmuştu alnının çizgilerine.
O başın ne düşündüğünü merak ederdim hep.
Çünkü her zaman şaşırtıcı bir imge fırlayıverdi beyninin gri hücrelerinden.
***
**BİR ressamla, bir şair öldü.**
Biri gençlik arkadaşım... Ötekini eserlerinden tanıdım.
Ve ikisi için de gözyaşı dökmek geliyor içimden.
"**Evvel giden ahbaba selam olsun erenler**" demek geliyor.
