Siyasetçilerden söz eden her yazı siyasi değildir.
Bu yazıda da siyasetçilere ses-leniliyor ama lütfen; "Kime oy ve-relim?", "Bunlar böyle de öteki-ler daha mı iyi?" "Oy verecek kimse mi var?" gibi gündelik siya-set soruları sormadan okuyun.
Çünkü, dediğim gibi, bu bir siya-set yazısı değil.
★★★
Ankara'da bizi daha önce yönet-miş olanlar ve şimdi yönetenler var. Yarın başka birileri olacak.
İsimleri ve partileri ne olursa olsun; Ankara yönetiminin or-tak tavrı, bu halkın acılarına, fe-lâketlerine ve hatta trajedisine kayıtsız kalmaları.
★★★
Belki ağır bir suçlama oldu ama, bir imparatorluk mirasçısı olan bu ül-kede milyonlarca kişi acı çekiyorsa bunun sorumluluğunu üstlenen biri-leri olmalı.
Yakın dönemde iki büyük ekono-mik krizle sarsıldık ve üçüncüsünün beklentisine girdik.
İnsanlar aç!
İnsanlar issiz!
İnsanlar umutsuz!
Devlet hastanelerinde bile hasta sayısı üçte birine düşmüş.
İnsanlarımızın sağlığı düzeldiği için değil; parasızlıktan gidemiyorlar.
Çocuklarını doyuramayan anne babalar çıldırmak üzere.
"Büyüklerimiz" hâlâ kur, takas, döviz, bankacılık ıvır zıvırıyla meşgul.
Yıllardır böyle yaptınız da Türki-ye'ye bir faydası mı dokundu?
En büyük holdingler kameraların önüne geçip üretimsizlikten yakını-yorlar: Üretim yapılmalıymış.
Peki; yıllarca muazzam miktarda parayı devlet kâğıtlarına yatırarak kâr edenler kimlerdi?
Sanayi yatırımı yerine faize yönelerek ülke eko-nomisini çökertenler aynı holdingler değil miydi sanki?
★★★
Açlık ve sefalet yetmi-yormuş gibi bir de insanların korkudan sırtı-nı ürperten deprem ger-çeği var.
Yerli ve yabancı bü-tün bilim adamları "Dep-rem olacak!" diyor.
Ve ekliyorlar: İstanbul ve çevre-sinde yüz binlerce insan ölecek, mil-yonlarca kişi yaralanacak!
Aksini söyleyen ciddi bir bilim adamı yok.
★★★
Peki bizleri cayır cayır yakan ekono-mik kriz ve deprem beklentisi kar-şısında bizi yönetenler ne yapıyor?
Koalisyon hesapları, yüce divan-dan kurtulma manevraları, parti aç-ma, parti kapatma, koltuk kapma, li-derlik ve kamu rantını paylaştırma stratejileri!
Depremde ailesini yitirmiş, ağla-maktan gözlerine kan oturmuş insan-ların sırtından bile para kazanmak, ko-nut ihaleleri kapmak derdindeler.
İstanbul'daki haramzade kesimi ise başka bir alem!
Birbirlerinin üstüne krema sürüp yalamak ve gece-gündüz göbek at-maktan ibaret bir süfli görgüsüzlük için-de, kendi halklarının acılarıyla alay edercesine "Pompei'nin Son Gün-leri" saltanatını yaşamakta ısrarlılar.
★★★
Sözüm bütün sorumlulara:
Bir an önce bu ülkeyi ekonomik cehennemden çıkarıp, Marmara'yı dünyanın en ağır depremlerinden bi-rine karşı hazırlayın.
Dünyanın da desteğini alarak, yönetim sorumluluğunu üstlenmiş olduğunuz halkın acılarını hafifletmek için planlar yapın, kafa patlatın.
Yoksa emin olun ki, yeni bir eko-nomik kriz ve deprem sonrasında her birinizin adı lanetle anılacak ve Türk tarihine en acımasız, en kara vicdan-lı insanlar olarak geçeceksiniz.
Gelecek kuşaklar sizi affetmeyecek!
