Türkiye’de bir kesim kendisi olmaktan utanıyor, kabuk değiştirmek istiyor ve Hollywood filmlerinin etkisi altına girerek Amerikalı gibi davranmaya çalışıyor.Bu eğilimin sonuçlarını müzikten lokanta isimlerine, medyaya kadar her alanda görmek mümkün.Genç kuşağın şivesi bile değişiyor ve Türkçeyi Amerikalı gibi telaffuz ederek anlaşılmaz bir hale getiriyorlar.İşin garibi, bunun İslamcı-muhafazakâr olduğu savıyla iş başına gelen bir hükümet zamanına rastlaması.Artık iş yerleri Türkçe tabela asmaya utanır oldu.Gazetelerde her gün boy boy yabancı isimli site ilanları yayınlanıyor. Aslında bu sitelerin isimleri müthiş bir gösterge.İstanbullular artık Vaniköy, Kanlıca, Kadıköy, Şişli gibi isimler taşıyan mahalleler yerine Uphill Court, Burj el İstanbul, Kempinsky, Pelican Hill, Manhattan’larda yaşayacak (!)Bunları belirterek inşaat sahiplerini suçladığım sanılmasın.Ortada ciddi bir eğilim var ki bu iş adamları da mallarını satabilmek için bu yola başvuruyorlar.Sonuç değil sebep önemli.Türkiye süratle geçmişinden kurtulup Ortadoğu’daki bir Amerikan mahallesine dönüşmek ihtiyacıyla kıvranıyor.Paranın üretimden değil jeostratejik konumun yarattığı bazı fırsatlardan kazanıldığı, har vurup harman savurulan, bol eğlenceli ve Amerikan çıkarlarına göre örgütlenmiş bir Ortadoğu cenneti.Yani bir zamanların Beyrut’u gibi.Bu manzara Atatürk’ün hedef gösterdiği “çağdaş uygarlık düzeyi”nden çok Menderes’in bir zamanlar söylemiş olduğu “küçük Amerika” modeline daha uygun ve “her mahallede bir milyoner” sloganına. Doğal olarak her mahallede binlerce yoksul yaratma pahasına.Ama sistem bunun çaresini de buldu nasıl olsa.Giderek yoksullaşan kitleleri kaynanalarla ve futbolla uyuşturarak.
