1970’lerin ilk dönemi:Askerler idareye el koyup, teknokrat hükümeti kurdurmuş, ülkenin namuslu aydınları, öğrencileri hapiste.Deniz Gezmiş ve arkadaşları idam ediliyor, insan hakları ayaklar altında, adalet ise sıkıyönetim komutanlarının iki dudağı arasından çıkacak emre bağlı.Okuyup yazmaktan başka hiçbir “suç” işlememiş genç insanlar olarak, uydurma iddianamelerle askeri cezaevindeyiz.Rejim bizi “vatan haini” ilan ediyor, dış mihraklarla birlikte komplo yaptığımızı öne sürüyor.Diyoruz ki “Hiçbir dış bağlantımız yok. Suç işlemedik. Bu ülkeyi seviyoruz ve demokratik, insan haklarına saygılı, hukukun üstünlüğüne inanan uygar bir Türkiye istiyoruz. Hepsi bu!”Hayır diyorlar, siz komplo içindesiniz.Cuntaya direnen şarkılar, türküler yapıyoruz. Bakanlar kurulu kararıyla yasaklanıyor.Kara listedeyiz!1970’lerin ikinci yarısı:Ülkenin gençlerini ikiye bölerek birbirine karşı dövüştürüyorlar, beş bin gencimiz can veriyor.“Yapmayın” diyoruz “kardeşi kardeşe kırdırmayın.”Umursamıyorlar.Maraş’ta, Çorum’da Alevi yurttaşlarımız katlediliyor. Bu zulme karşı çıkıyoruz.Nâzım’ın, Sabahattin Ali’nin şiirlerini besteleyip albüm çıkarıyoruz. TRT yasaklıyor.Vatan haini diyorlar, mahkemelere sürükleniyoruz.Kara listedeyiz!1980’ler:Yine darbe dönemi, yine idamlar, yine tutuklamalar.Kenan Evren bildiri yayınlayan aydınları vatan haini olmakla suçluyor. Dış mihraklarla komplo yaptığımızı öne sürüyor.Kasetlerimiz, konserlerimiz yasaklanıyor. Sıkıyönetim savcıları ensemizde.Türkiye ile Yunanistan arasında barış ve dostluk girişimleri başlatıyoruz.Vatan haini diyorlar, dış mihraklar diyorlar.Kara listedeyiz!1990’lar:Faili meçhul cinayetlere karşı çıkıyoruz, Uğur Mumcu gibi, Musa Anter gibi binlerce karanlık cinayetin aydınlatılmasını istiyoruz. Adalet talep ediyoruz.Ölüm oruçlarında daha fazla genç ölmesin diye arabuluculuk yapıyoruz.Sivas’taki, Gazi Mahallesi’ndeki katliama dikkat çekiyoruz.Linç edilmek istenen Ahmet Kaya kardeşimi savunuyoruz.Vatan haini diyorlar, dış mihraklar diyorlar, bölücülük diyorlar.Kara listedeyiz! 2000’ler:Yine ölüm oruçları, yine arabuluculuk girişimleri.Daha sonra Meclis yılları.301. maddeye karşı mücadele veriyoruz, “Artan Şiddeti Araştırma Komisyonu” kurulmasına öncülük ediyoruz, töre cinayetlerine ve kadına karşı şiddete dikkat çekiyoruz, Kürt yurttaşlarımıza yapılan ayrımcılığa karşı çıkan bildiriler imzalıyoruz.Yine aynı terane:Vatan haini, dış mihraklar, bölücülük.Kara listedeyiz! 2010’lar:Neyle suçlandığını bilmeden yıllarca hapiste tutulan masum insanları gündeme getiriyoruz. Baskılara karşı çıkıyoruz.Adalet istiyoruz.Gezi Parkı’ndaki demokratik taleplere destek veriyoruz, bildirilere imza koyuyoruz.Kelimesi kelimesine aynı suçlamalar karşımıza çıkıyor.Yine dış mihrak, yine komplo, yine hükümet aleyhtarlığı.Kara listedeyiz! Benim yaşamım tek bir örnek.Siz bunu binler, on binlerle çarpıp ülkenin yazarını, çizerini, bilim adamını, yurttaşını düşünün!Demek ki bu ülkede iktidarlar değişiyor ama insan hakları, adalet, barış, özgürlük isteyenler sürekli olarak kara listede kalıyor.Oysa biz sadece daha adil, daha güzel, daha uygar, herkesin kardeş gibi yaşadığı, siyasi cinayetlerin işlenmediği, darbelerin yapılmadığı, kimsenin kimseyi sömürmediği, geceleri aç yatılmayan; barış içinde, özgür, mutlu bir Türkiye istemiştik be kardeşler…Not: Yazıyı okuyunca bazı dostların aklına şu ünlü “ne çektim be” cümlesi gelebilir ama çekenler değil çektirenler utansın!