Çağdaş demokrasilerde krizler lider yaratır.

✔Bizde tam tersine liderler kriz yara- tıyor.

***

Başbakan'ın tek kişiye kilitlenmiş inadı, is- tikrarı bozdu.

Oysa Demirel'in devamını istikrar için is- tiyoruz diyorlardı.

Alın size istikrar:

Borsa düştü.

Faizler yükseldi.

Ekonomi ikinci plana itildi.

Meclis ve siyaset karıştı.

Yabancı gözlemciler darbeden söz etmeye başladılar.

Ufukta hükümet krizi göründü.

Yani istikrar istikrar diye istikrar tepe- lendi.

***

Oysa bu hükümet inanılmaz bir şans ya- kalamıştı.

Hiç kimse sesini çıkarmıyor, herkes hü- kümete güven belirtiyor ve ekonomik programa destek veriyordu.

Başbakan Ecevit'e "Gözünün üstünde kaşın var!" diyen yoktu.

Ama ömürleri boyunca siyasi didişmeye alış- mış bazı liderler yine rahat duramadı ve bir kişi- nin cumhurbaşkanlığının uzaması için Türki- ye'yi krize soktular.

Yani kedi yine kendi kuyruğunun peşi- ne düştü.

Dönüp duruyor, dönüp duruyor.

***

Ecevit giderayak, mecliste ret oyu veren milletvekillerini suçladı.

Niçin?

Emir-komuta zincirine uymadıkları ve özgür iradeleriyle oy kullandıkları için.

Kendilerine yem olarak uzatılan maaş rüşve- tini kabul etmedikleri için.

Vicdanlarını dinledikleri için!

***

Doğrusu Ecevit'in hangi sebeple kendisini bu duruma düşürdüğünü anlamak zor!

Siyasi ömrünü Demirel'e karşı müca- deleyle geçirmiş olan Ecevit, şimdi de Demi- rel'den vazgeçmemek için rejimi zorlamayı bile göze alıyor.

İlkelerinden ödün veriyor.

Merve Kavakçı'ya karşı soğukkanlılığını kaybeden Ecevit, Demirel aşkı yüzünden laik- lik pazarlığına girişmeye hazırlanıyor.

Çevresindeki emektar sosyal demokratları te- ker teker tasfiye eden, ömrü boyunca solcuları kırıp dökerek ilerleyen Ecevit, şimdi "Türkiye bir yana, Demirel bir yana!" diyor.

Demirel'i, Fethullah Hoca ısrarıyla savu- nuyor.

Bravo!

Bin kere bravo!

Ecevit'in "CHP'yi gömün!" talimatını din- leyen seçmene de sonsuz tebrikler.

***

Çünkü sonuçtan sonra Ecevit'in bu ısrar- dan vazgeçmesini ve herkesin üzerinde uzlaşacağı bir Cumhurbaşkanı arayışına girmesini beklerdim.

Ama tam tersine milletvekillerini azarladı, "işin sonuçlarını düşünmeleri" uyarısında bulundu.

Demek ki o cephede artık umut yok!

Demirel'e yakışan; aday olmadığını açıklayıp, Türkiye'yi de kendisini de bu garip durumdan kurtarmaktır.

Gelecek hafta sonuç ne olursa olsun, testi kı- rılmış, büyü bozulmuştur.