İnsanoğlunun o kadar çeşitli korkusu var ki saymakla bitmez. Hemen her şeyden korkar olmuşuz. Alın size birkaç örnek. Ama gülmeyin, bunların hepsi de ciddi hastalıklara yol açıyor ve uzun tedaviler gerektiriyor. Nomafobi – İsim korkusu Obesofobi – Kilo alma korkusu Oktofobi – 8 sayısı korkusu Oenofobi – Şarap korkusu Omfalofobi – Göbek deliği korkusu Panofobi – Her şeyden korkmak Papyrofobi – Kâğıt korkusu Pedofobi – Çocuklardan korkmak Peladofobi – Kellerden korkmak Pentherafobi – Kaynana korkusu Phengofobi – Gün ışığından korkmak Philemafobi – Öpüşme korkusu Phronemofobi – Düşünme korkusu Politikofobi – Politikacılardan korkmak Sexofobi – Karşı cinsten korkmak Sophofobi – Öğrenme korkusu Trichopathofobi – Saç korkusu Venustrafobi – Güzel kadınlardan korkmak Gynofobi – Kadından korkmak Dendrofobi – Ağaçtan korkmak Genofobi – Seksten korkmak Yani kumaştan saça, kurbağadan kuşa kadar insan soyunun korkmadığı nesne yok. Saymaya yerimiz yetmez. Bizim korkularımız bu listelere göz gezdirirken kendi korkularımız aklıma geldi. Çocukluğumdan beri o kadar çok korku gördüm ki bu memlekette. Birkaçını sayayım:Kürdofobi, Armenofobi, Komunofobi, Entelofobi, Opposofobi, Eurepofobi, Kemalofobi, Laikofobi, Şeriafobi… Kısacası dört yanımız fobi. Bakalım ne zaman kurtulacağız bu toplumsal korkularımızdan.