Çünkü Türkiye’deki toplumsal yaşam gerçekten de ABD’yi andırmaya başladı.
Yunan halkı ABD’yi hiç sevmez. Dünyadaki ve Yunanistan’daki sıkıntıların temel nedeni olarak bu ülkeyi görür. Buna karşılık kendisini Batı Avrupa kültürüne çok yakın hisseder. Türkiye’de ise durum bunun tam tersidir. Türk halkı ABD’yi sever, onun pragmatik değerlerini kendisine yakın bulur. Avrupa’nın düşman olduğunu, ülkeyi bölüp parçalamak istediğini düşünür. Avrupalı değerler ise pek soğuk gelir ona. Amerika büyük ölçüde para egemenliğinin borusunu öttürdüğü bir uygarlıktır. Parayı ve gücü elinde tutan her zaman kazanır. Avrupa’da ise değerler hiyerarşisi değişiktir. Avrupa uygarlığı, kültür, sanat, entelektüel yaratı ve incelmişlik gibi değer ölçülerini baş tacı eder. İki kültür arasındaki en büyük fark, Avrupa’nın aristokrat geçmişine, Amerika’nın ise zenginleşen köylülere dayanıyor oluşlarıdır. Şimdi söyleyin bakalım, Türkiye iki modelden hangisine benziyor: Soyluluk nüanslarının egemen olduğu bir topluma mı, yoksa parayı ve iktidarı elinde tutanın baştacı edildiği bir modele mi? Elbette ikincisine değil mi?Çünkü Amerika’da da, Türkiye’de de aristokrasi yoktur. Okurlarımız, Osmanlı’da aristokrasi olmadığı için burjuvazinin görgüsüzleştiğini, çiğ ve ham kaldığını anlatan yazılarımızı hatırlarlar.
Yine de bu tip akıl yürütmelerinde ihtiyatlı davranmak gerekir. Çünkü bir okurumuz çıkıp Avrupa’nın sebep olduğu büyük savaşları, Nazizm, faşizm ve komünizm diktatörlüklerini hatırlatabilir. Doğrudur; bütün bunlar Avrupa’nın karanlık yüzüdür ama bu uygarlığın insanoğluna kazandırdıklarını ve bugünkü toplumsal düzeninin dayandığı insancıl kökleri silmeye yetmez.
Türkiye’nin Amerikalılaşması akımı dilde, eğlencede, televizyonda ve insan davranışlarında iyice baskın hale geldi. Ama arada küçük bir fark var. Amerika 9 trilyon doları aşan geliriyle dünyanın en büyük ekonomisi. Türkiye ise iki yakasını bir araya getirmeye uğraşıyor. Bir başka büyük çelişki ise Türkiye’nin Amerika’ya çok uzak olması. Milletimizin gönlü okyanus aşırı bir ülkedeyken, hiç hoşlanmadığı Avrupalılar’in kurduğu birliğe girmeye çalışıyor.
