PROFESÖR Orhan Güvenen, Türkiye'nin uluslararası alanda övüncü duyacağı isimlerden biridir.
Son derece iyi eğitimli, yazı ve konuşma alanında birkaç Batı dilini çok rahat kullanabilen, uluslararası bilim çevrelerinde hayranlıkla izlenen, çeşitli dillerde basılmış kitapları ve makaleleri olan bir saygın isimdir Güvenen.
Yıllar önce Paris üniversitelerinde prestijli bir profesör olarak ders verir, Dünya Ekonometri Derneği'nin başkanlığını yürütür ve OECD'de uluslararası görevli olarak çalışırken, Türkiye'nin önerisini kabul edip Devlet İstatistik Enstitüsü'nün başına geçmişti.
Bizim devletin bürokratına sağladığı olanakları (!) bilen herkesin kolayca tahmin edebileceği gibi büyük bir özveriydi bu Güvenen için.
Ne var ki onca uluslararası başarıya rağmen, yüreğinden hiç çıkmayan Türkiye sevdası, onu bu ülkeye ve bu halka hizmet etmeye zorunlu kılıyordu.
Orhan Güvenen döneminde Devlet İstatistik Enstitüsü'nün büyük başarılara imza attığı ve bu kurumun uluslararası saygınlık listesinde ilk sıralara yükseldiği herkesin malumu.
Profesör Güvenen, bu görevden sonra OECD nezdinde büyükelçi olarak Türkiye'yi temsil etmeye başladı.
Ve yeni hükümet Güvenen'i Devlet Planlama Teşkilatı müsteşarlığına atadı.
***
OECD nezdindeki büyükelçilikten ayrılmak, bir kahvehaneden "Hadi bana eyvallah!" diye kalkıp gitmeye benzemez.
Kurumun geleneklerine göre, bir veda töreninde hazır bulunmak ve konuşma yapmak gerekli.
Orhan Güvenen'le ilgili seremoni 30 Ekim'de yapılıyor. Yerine atanan büyükelçi Akın Aktuna da göreve ertesi gün başlıyor.
Yani bu ay sonu OECD'de devir teslim var.
***
GÜVENEN, devir teslim işlemini beklerken, bir yandan da DPT ile ilgili çalışmaları yürütüyor.
Ankara'da daha kalacağı ev bile yokken görevine başlıyor ve kendisini tanıyan herkesin bildiği gibi, Türkiye ile ilgili müthiş bir strateji üzerinde çalışıyor.
Çünkü Orhan Güvenen için ne devlet hizmetine girmeden önceki uluslararası konumu, ne devletin verdiğiyle karşılaştırılamayacak olan kazancı, ne de kişisel rahatı önemli.
Varsa yoksa Türkiye ve kendisinin bu ülkeye verebilecekleri.
Orhan Güvenen gibi dürüst bir yöneticiye ve bilim adamına sahip olduğumuz için kıvanç duymalıyız.
Keşke herkes Güvenen'in onur çizgisine ulaşabilse!
