MASAMIN üzerindeki gazeteleri birbiri ardına okuduğumda içimi bir sıkıntı kaplıyor.
Gazete kavramına uygun yayın yapanların yanında, ideolojik kavga aracı olarak ortaya çıkan birçok yayın organı var.
Herbirinde binlerce satır yazı, görüş, haber, yorum...
Bunları art arda okuduğunuzda Türkiye'nin nasıl büyük ve amansız bir kavganın içinde olduğunu daha iyi kavrıyorsunuz.
Birinin ak dediğine öteki kara diyor.
Bu arada bol bol küfür, hakaret, sataşma, kara çalma!
İç bütünlüğünü, kendisine ve karşısındakine duyduğu saygıyı korumaya özen gösteren yazarlar yanında, keskin sirke gibi küpüne zarar verenlere de rastlanıyor.
İşin en kötü yanı da birtakım gazetelerin, amaçları doğrultusunda yalan söylemekten çekinmemesi.
Siyasal amaçlar, her türlü yalanı, dolanı, iftirayı meşru kılıyor onlara göre.
İnanılmaz yalanlar dönüyor ortalıkta.

***

BASIN ülkeyi temsil ediyorsa eğer hemen belirtelim ki bu olağan bir durum değil.
Durmuş oturmuş, sorunlarını çözmüş hiçbir ülke böylesine hoyrat bir var olma -yok olma kavgası vermiyor.
Bazı yayın organlarındaki yazış biçimine baktığınızda insanlardaki tahammül eksikliğini, karşıt düşüncedekileri yok etme isteğinin dayanılmaz boyutlara vardığını sezebiliyorsunuz.
Doğrusu ürkütücü bir durum!

***

BUNCA değişik düşünce ve akım, bir ortak platformda buluşamaz mı acaba?
Buluşabilir!
Herkes kendi düşüncesini savunur ama arada ortak bir platform olur.
Bu platform şiddete ve yalana karşı olmaktır.
Bütün görüşler, şiddetin her türüne karşı olduklarını açıklayıp bu kurala uysalar Türkiye'deki gerilim yumuşayabilir.
Şiddet sadece öldürme, dövme, asma, kesme değildir.
İfade şiddeti de şiddet kapsamındadır.
Eğer değişik siyasi akımlar, tartışmalarını ahlaki bir zemine oturtsalar, şiddetle aralarına kalın bir çizgi çekseler ve en azından kendilerine duydukları saygının bir sonucu olarak yalan söylemekten vazgeçseler, daha nitelikli ve düzeyli bir tartışma ortamına kavuşabiliriz.
Yalandan ve şiddetten medet ummak, öncelikle bunu yapanlar adına hoş bir şey değil!