HANİ akrabalar için "kan çeker" derler ya, beni de bazı kitaplar çekiyor.

Daha okumadan, iyi mi kötü mü olduğunu kestirebiliyorum. Sanki elime alıp, karıştırdığım kitabın kimliği sayfalarından taşıyor.

İki yıl önce Londra'da Sloan alanındaki kitapçıda, yeni kitapları gözden geçirirken, böyle bir romanla tanışmıştım.

David Guterson adlı tanımadığım bir yazarın kitabıydı: Hafızam beni yanıltmıyorsa "Sedirlere Kar Yağıyor" başlığını taşıyordu.

Kitabı listeme aldım. "Horse whisperer" adlı romanla birlikte hafta sonu satın alacaktım. Ama bir türlü olmadı, kitapçıya uğrayamadım. Şimdi kitap Türkçe çıktı. Altın Kitaplar, romanı "Ağaçlara Kar Yağıyordu" adıyla yayınlamış.

Okumaya başlayınca kitap hakkında yanılmadığımı gördüm.

Guterson has yazarlar soyundan bir adam.

San Piedro adasında işlenen bir cinayetle başlıyor ve o adada oturan balıkçılarla, Japon göçmenlerin hikayesini şiirsel bir durulukla anlatıyor.

Kitap Pen/Faulkner ödülü kazanmış ve dünyada üç milyon satmış.

Cinayetle başlıyor dediğime bakıp da romanı polisiye sınıfına sokmayın.

İç sızlatıcı bir aşk öyküsü bu.

***

UZUN bayram tatilinde kitap okudunuz mu? Türkiye'de kaç kişi boş zamanlarında kitap okuyor acaba?

Cevabını bilemiyorum.

Ama ne yazık ki edebiyat satışları, yalnız Türkiye'de değil bütün dünyada geriliyor.

Best - seller dizisi dışındaki edebiyat kitapları çok zor ulaşıyor okuyucuya.

Edebi yayınlarıyla ünlü yayınevleri multi - media türüne ya da best - seller denilen, vakit geçirtici kitaplara yöneliyorlar.

Acı bir durum.

Edebiyatın dışlanmaya başlandığı bir dünya, daha yoksullaşmış, daha acımasız ve daha katı bir dünya demektir.

İlkokul çocuklarının birbirlerine ateş edip öldürdüğü bir geleceği hazırlar.

Edebiyat, insan ruhunu anlamanın ve anlatmanın en soylu, en köklü aracı.

Bundan yoksun kalan bir dünyaya zor katlanılır.

***

AMA yine de karamsar olmamak gerek.

İnsanoğlu, edebiyatı dışlamayacak.

İyi şiir, iyi roman, iyi hikaye her zaman okuyucu bulacak kendine.

Ve bu okurlar, toplumlarını ileriye götüren, daha insancıl bir dünya yaratmaya uğraşan "değerli insanlar" olarak anılacaklar.