Dünya Değişirken – Zülfü Livaneli

“Şiddet” temasını, Türkiye’nin en yakıcı gündem maddesine dönüştürme başarısı gösteren dostları kutluyorum.
Eğer katılım bu ölçüde yoğun olmasaydı, kampanya bir iki günlük yazıyla söner giderdi.
Bu yüzden “Şiddete Hayır!” kampanyasının gerçek sahipleri sizlersiniz.
Ve kampanyanız başarıya ulaşıyor.

***

Sayfa komşum Ahmet Altan, sağolsun, insanı duygulandıracak kadar güzel bir yazıyla kampanyayı çok güçlendirdi.
Hürriyet‘te Serdar Turgut televizyonlarda şiddet filmelerinin de seyircisi buluduğunu belirtiyor ama saat ayarlamasına karşı değil!
Yeni Günaydın‘da Cahit Çataloğlu “Bir imza da benden Sayın Livaneli” yazısıyla destek vermiş.
Samanyolu televizyonu ana haber bülteninde kampanyanıza yer verdi ve görüşlerimizi yayınladı.
TRT 1’deki “Onuncu Saat” programına, Hollanda Radyosu‘na, Radyo Kulüp‘e kampanyayı anlatma olanağı bulduk.
Ayrıca birçok TV kanalında “Medya ve şiddet” tartışılıyor.

***

Sayın Suna Kıraç‘ın imzası kampanyaya güç kattı.

***

Sevgili dostlarımız Yüksel Çakmur, Metin Akpınar, Cenk Koray ve Tunca Yönder de şiddete karşı mücadeleye omuz verdiler.

***

Gazeteye gelen küçük okurumuz Burcu Al ve Koca Ragıp Paşa 5 H sınıfı imza toplamışlar ve bize 291 imza ilettiler.
Hepsinin gözlerinden öpüyoruz.

***

Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü, Mimar Sinan ilköğretim Okulu, Gazeteciler Cemiyeti, Atatürk İlköğretim Okulu 4C Kütahya, Antalya Reneissance Otel, 3 D Yayıncılık, Tekirdağ Barosu Avukatları, Yarımca Porselen Sanayii, Genel Sağlık İş Sendikası, İztek, Alfa Prefabrik, Dışbank İzmir Şubesi, Rize Delta Ticaret Güneşli Triko, Kalkavan Denizcilik, Elbasan Köyü İlkokulu, 4 Muhtar arkadaşımız, Esbank Sigorta Servisi binlerce imzayla kampanyanıza katıldı.

***

Kültür Bakanlığı İstanbul Devlet Modern Folk Müzik Topluluğu sanatçıları, Radyo Aktif, SODER ve Ereğli Belediye Başkanı Kenan Akpınar değerli katkılarını sundular.

***

BU arada siyasi çevreler de hareketlendi.
Afyon bağımsız milletvekili Gaffar Yakın, TBMM’de gündem dışı bir konuşma yaparak, şiddet propagandasının sınırlanmasını istedi ve bizi arayarak desteğini iletti.
Konuşmayı cevaplayan Hükümet Sözcüsü Yıldırım Aktuna, bu konuda bir yönetmelik hazırlandığını ve gelecek hafta yayınlanacağını bildirdi.
RTÜK tarafından hazırlanan bu yönetmeliğe göre şiddet ve seks unsuru içeren filmler TV’lerde ancak gece yarısından sonra yayınlanabilecek.

***

Selda ve Serdar Harman; “Kafalarımıza çakılan çivilerden, inen baltalardan, yediğimiz tokatlardan, tekmelerden, oyulan gözlerimizden her gün kan kaybediyoruz!” diye yazmışlar.

***

Sevgili dostlar, böylece kampanyanızın ilk olumlu sonuçları alınıyor.
Televizyon yöneticisi dostlarımızı, çocuklara yönelik çizgi filmleri de gözden geçirmeye davet ediyoruz.
Bize gelen mesajlardan anladığımıza göre, büyük bir kitlenin talebi bu.

***

Bazı dostlarımız telefonla arayarak, imza verenler arasında kendi adlarının geçmemesinden yakınmışlar.
Kendilerinden özür diliyoruz. Ancak gelen bütün mesajları yayınlamak bu küçücük köşenin boyutlarını çok aşıyor. Yerimiz olmadığı için ancak bir seçme yaparak yayınlayabiliyoruz.

***

Yüz binlerce mesajın yarattığı kargaşa, sekreterim Ayşe başta olmak üzere, gazetedeki birçok kişinin özverili çalışması sayesinde aşılabiliyor. Cumhurbaşkanı’na verilmek üzere yüz binlerce mesajdan fotokopi çıkarılması bile, dört kişinin iki gün geceli gündüzlü emek harcamasını gerektirdi.
Ama iyi ki böyle; mutluyuz, yakınmıyoruz!

***

Dün, büyük gazetelerimizde, cinayet fotoğraflarının çok dikkatli kullanıldığını yazmıştım. (Hem de aceleden dikkatsiz bir cümle kurarak…)
Bu özen devam ediyor. Gazete yöneticilerini kutluyoruz.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, “medyada şiddeti özendirici yayınlara kamuoyunda gösterilen tepkiyi olumlu karşıladığını açıkladı ve yayıncıları daha sorumlu davranmaya çağırdı. Kişilik haklarına özen gmsterilmesini de isteyen TGC, sorunlara çözümü medyanın kendisinin bulması gerektiğini vurguladı.”
Cemiyet Başkanı Nail Güreli, mart ayı içinde “Medyada Şiddet” ve “Kişilik Hakları” konularında iki panel düzenleyeceklerini açıkladı.


Aynı Günden Kısa Bir Haber…

Beşinci Kattan Zemine Kadar

Milliyet yazarlarından Zülfü Livaneli‘nin geçtiğimiz günlerde başlattığı “Şiddete Hayır” kampanyası kısa sürede olağanüstü ilgi topladı. 12 gün önce başlayan kampanyaya hemen ertesi sabah başlayan ve bugüne kadar üç faks makinesinden aralıksız gelen mesajlar yüzlerce metreye ulaştı. Sadece dün gelen faks mesajlan Milliyet binasının ortasındaki boşluğu beşinci kattan zemine kadar dizi dizi kapladı. Zülfü Livaneli bu kadar büyük bir ilgi ile karşılanan “Şiddete hayır kampanyası”na ulaşan 218 bin imzayı bugün Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel‘e sunuyor. Livaneli bundan sonrası için amacını şu sözlerle dile getiriyor: “Amaç bu yayınlardan hoşlanmayan bir kitlenin varlığını duyurmak ve bu insanların sesini duyurmaktı. Ortaya çıktı ki, Türkiye’de böle şeyler seyretmek istemeyen ve çocuklanna da seyrettirmek istemeyen insanlar yaşıyor. Bizzat sansürden çok çekmiş bir sanatçı olarak, hatta bu günlerde de 4 parçası yasaklanmış bir sanatçı olarak hiç bir zaman “yasakçılık” gibi bir uygulamayı gündeme getirmek istemedim. Sadece medya yöneticilerinin bu talebe cevap vermelerini bekliyorum. Özellikle de haber programlanındaki kanlı görüntülerin daha insani boyutlara çekilmesini umuyorum. Bu tabii gazeteler için de geçerli. Ancak gazete yöneticilerinin bu konuda son zamanlarda daha dikkatli olduklarını söylemek mümkün.”