Son bir iki haftanın siyasi gelişmeleri kitlelerde çok büyük bir tedirginlik yarattı. Korkular arttı, hükümete tepkiler başladı. Oysa ben altı yıldır ilk kez, olumlu düşünmeye başladım. Çünkü gördüm ki; hiçbir güç Türkiye’nin temel direği olan laiklik ilkesini değiştiremez. Buna kimsenin gücü yetmez. Tehlike neredeydi biliyor musunuz: Takiye yapmalarında, gerçek amaçlarını gizlemelerinde.

Biliyorsunuz altı yıldır “Biz değiştik, modern olduk” propagandası altında yaşıyoruz. Buna inanan insanların sayısı, tahmin edemeyeceğiniz kadar çoktu. Altı yıldır, hem içeride, hem dışarıda bunun doğru olmadığını, bir taktik olarak söylediklerini anlatmaktan yoruldum, bazen en yakın dostlarımı bile iknada güçlük çektim. “Baksana adamlar her şeyi ne güzel götürüyor” diyorlardı. “Niyet okumayalım” diyorlardı. “İnsanlar değişir” diyorlardı. Ben de durmadan elli yaşına kadar belli bir ideolojinin kamplarında beyinleri yıkanarak yetiştirilen, “Deccal” dedikleri Atatürk rejiminden intikam almak isteyen, İskilipli Atıf Hoca’dan yola çıkarak İstiklal Mahkemeleri’nin yüz binlerce Müslüman’ı astığı yalanıyla büyüyen ve “Tamam inşallah” parolasını şiar edinen insanların kolay kolay değişemeyeceğini savunuyordum. Erbakan’ın dizinin dibinde yetişen insanların, birdenbire hidayete erdiklerine değil, taktik değiştirdiklerine inanıyordum. Ama bunu anlatmanın ne kadar güç olduğunu bilemezsiniz. İnsanların çoğu bana inanmıyor, ben bu gerçekleri ortaya koyunca umutları ellerinden alınmış gibi üzülüyor, hatta öfkeleniyorlardı.

Şimdi takke düştü, kel göründü. Özellikle basındaki ve iş çevrelerindeki insanlar pembe gözlüklerini teker teker çıkarmaya başladılar. Bu ortamı AKP’ye borçluyuz. Çünkü onlar “Velev ki siyasi simge olsun…” diye başlayan süreçte, kendilerini bu kadar açık biçimde ortaya koymasalardı, bir takım insanlar yine aynı safiyet içinde onlara inanmaya devam edecekti.

Benim başından beri söylediğim şudur: Ortalık netleşsin; herkes eteğindeki taşı döksün, niyetini söylesin. Eğer siyasi ortama bu netlik gelirse, korkmayın! Laiklik ilkesini delmeye hiç kimsenin gücü yetmez. Çünkü laiklik evrensel bir insan hakkıdır.F azla oy almak, bir partiye evrensel bir ilkeyi ortadan kaldırma hakkı vermez. Mesela; Güneydoğu’da bir oylama yapsak ve -olmaz ama- “töre cinayeti”nin haklı olduğu yolunda bir çoğunluk oyu elde etsek; kızlarımızı öldürmeye mi başlayacağız? Meşru mu olacak bu cinayetler?

Bu yüzden üzülmeyin. Laiklik ilkesini değiştirmeye hiç kimsenin gücü yetmez. Yeter ki insanlar kandırılmasın.

Not: Bu cümlelerimin tamamı siyasetle ve siyasetçilerle ilgilidir. Yoksa toplum ve birey düzeyinde, hangi görüşte olursa olsun herkes benim kardeşimdir.