Evet, Türkiye değişiyor. Büyük bir değişim sürecinden geçiyor. Ve her değişim gibi hem iyi, hem de kötü noktalara doğru savruluyor.Türkiye gibi köklü ve çok önemli bir ülkedeki büyük değişim, basitçe anlaşılabilecek bir şey değil.Bu karmaşık süreci anlayabilmek için epey kafa patlatmak gerekli.

Değişimin olumlu yanları arasında sistemdeki asker ağırlığının azalmakta oluşu, dünyaya eklemlenme yolunda atılan adımlar ve yıllardır bu topluma kan kusturmuş Veli Küçük çetelerinin yargılanması sayılabilir.Türkiye demokratik bir ülke olma aşamasına ancak bu noktalardan geçerek varabilirdi.Bu gibi netameli konularda kendisiyle yüzleşmesi şarttı.Baksanıza Hrant Dink’in katillerinin emniyet müdürlüklerinde kahraman gibi karşılanıp, gülerek poz poz resim çektirdiği bir ülkede yaşıyoruz.Faili meçhul cinayetlerde binlerce masum insanın yok olduğu bir ülkeyiz.Bir kitap okudu diye evi barkı dağıtılan aydınların, okul defterine yazı yazdı diye onlarca yıl hapse atılan, işkencelerde sakat kalan insanların hakkının sorulamadığı bir düzende yaşıyoruz.Halka bomba atarken suçüstü yakalanan görevlilerin aklandığı bir adalet anlayışına sahibiz.Türkiye saygın bir ülke olmak istiyorsa elbette bu suçlardan, ithamlardan arınmalı, gerçek bir demokrasi haline gelmeli.Bütün bunlar olumlu noktalar.

Ama bir de olumsuzluklar var:Türkiye bu reform sürecini, dini referans almış bir parti üzerinden yürütmeye çalışıyor.Kendisi gibi yaşamayanları “öcü” ilan eden bir anlayışı baş tacı ediyor.Siyasi liderlerinin her konuşmasına egemen olan “Biz ve onlar” ayrımının bu ülkeyi ne hale getirebileceğini görmüyor.Yalnız çıkarılan yasalara değil, toplumdaki dönüşüme de dikkat edilmesi gerektiğini algılayamıyor. İyi niyetinden kuşku duymadığım bazı arkadaşlar “Önce darbelerle baş edelim, sonra bunlarla uğraşırız!” diyerek, bir olumsuzlukla uğraşmak için başka bir olumsuzluğa karşı mücadeleyi ertelemenin doğru olduğunu savunuyor.Bu arada toplum dönüştürülüyor.“Zulüm altında inim inim inlemekte olan Müslümanların güleceği günler yakındır!” tezi halk arasında dalga dalga yayılıyor.“Tamam inşallah!” parolası, yüz binlerce genç beyne enjekte ediliyor.Evet Türkiye değişiyor.Ama ben bu değişimin mesela Lula Da Silva gibi bir liderle gerçekleşmesini dilerdim.Türkiye de değişiyor, Brezilya da.Ama Brezilya’daki değişim, milyonlarca yurttaşı geleceğinden korkar duruma düşürmüyor.Türkiye’de ise derin bir endişe söz konusu.