Başlığı okuyunca "Sen de mi?" dediğinizi duyar gibi oluyorum. "Sen de mi ekonomisi dibe vurmuş, siyaseti kilitlenmiş, kültürü yozlaşmış, ahlakı delik deşik olmuş ülkedeki bir iki sahte cilayı öne çıkarıp, iyi şeyler olduğu masalını anlatacaksın? Sen de mi sahte moral hocalığına soyundun?"

Hayır!

Bin kere hayır!

Sahte umut tacirliğine hiç niyetim yok ama söylediğimde ciddiyim.

Türkiye'de gerçekten iyi şeyler de oluyor!

"Mesela ne?" derseniz "Havaya bakın!" diye cevap veririm. "Bahar geldi!

Ortalıkta baş döndürücü bir bahar kokusu var.'

Türkiye'deki yoz kültür, baharımızı engellemeye muktedir değil.

Siyasetçiler ilkbahar heyecanını yok edemiyor.

Ülkü Tamer "İçime çektiğim hava değil gökyüzüdür!" diyordu.

Biz de bugünlerde gökyüzünü içimize çekiyoruz.

Bilenler bilir: Kulunuz da bir zamanlar "Gökyüzü Herkesindir" diye bir şarkı yazmıştı.

Uzun sözün kısası; ne mutlu ki Ankara egemenleri gökyüzünü, havayı, baharı elemizden alamıyor.

Eğer güçleri yetseydi, eminim bunları da zehir ederlerdi bize.

★★★

Tam bu yazıyı umutla sürdürürken ekranıma takıldı.

Enerji Bakanı Cumhur Ersümer "Savcı bir iddiada bulunmuyor." diyor.

Yani bu durumda ortada suç yok, suçlama yok, yolsuzluk yok, hiçbirşey yok!

İddianamede sık sık adı geçen ve sanıkların suçladığı bakan, hiç tınmadan makamında oturmaya niyetli.

Doğrusu hükümet her olayda görüldüğü gibi kamuoyuna aldırmadığını bir kez daha vurgular ve bakanın arkasında durursa bir şey olmaz.

Ama insanların umudu kırılır!

Zaten sıfırı tüketmiş olan güven duygusu iyice dibe vurur.

"Bu ülke adam olmaz kardeşim!" yargısı daha da pekişir.

Ve eninde sonunda, bakan da gider hükümet de!

Sultan Süleyman'a kalmayan dünya bunlara da kalmaz.

★★★

Tao diyor ki: Siz hiçbir şey yapmasanız, parmağınızı kıpırdatmasanız bile bahar gelir!

Doğrudur: Ankara'ya rağmen, Türkiye'ye bahar geliyor!