Kuş gribi bana Halide Edip’in “Türk’ün Ateşle İmtihanı” kitabını hatırlattı. Türkiye bugün büyük bir sınavdan geçiyor, Dünyanın gözü de Türkiye’nin üzerinde. Herkes Türkiye’nin kuş gribi sorunuyla nasıl mücadele edeceğini, nasıl bir sınav vereceğini gözlüyor. Hükümet ilk başta, daha önceki hükümetlerimizin değişik olaylarda yaptığı gibi tehlikeyi geçiştirmek istedi ama bu iletişim çağında galiba böyle bir şey mümkün değil artık. Van’daki haber bir dakika içinde dünyanın her köşesine yayılıveriyor. Bu yüzden deprem sorununda olduğu gibi amaç paniği önlemek değil, halkı bilinçlendirmek olmalı. Korkacak bir şey varsa korkacağız elbette. Çünkü korku çeşitli tehlikelerden korunmak üzere geliştirdiğimiz bir içgüdüdür ve gereklidir. Karanlıktan korkarız, çünkü atalarımız karanlık mağaralarda kim bilir ne tehlikelerle karşılaşmış ve korkmayı öğrenmişlerdir. Gök gürültüsünden korkarız çünkü kim bilir çağlar boyunca kaç insan yıldırıma kurban gitmiştir. Yılandan korkarız çünkü çağlar boyunca insanlar yılan sokmasından ölmüşlerdir. Bütün bu korkular bilinçaltımıza genetik olarak yerleşmiş gerekli kodlardır. Yeni buluşların korkulacak yanlarından korkmayı da biz öğrenmeye çalışıyoruz. Çünkü böyle bir şey genetik yazılımımızda yoktur. Mesela elektrik telleri ilk döşendiği zaman Anadolu’da erkeklik ispatı için bu telleri avuçlayıp kavrulanlara rastlanmıştır. Henüz trafik, elektrik, internet suçları, virüs gibi tehlikeleri bilinçaltımıza sindiremedik. Direksiyon başına geçtiğimiz zaman otomobilin öldürücü bir alet olduğunu hissedemiyoruz. İlerideki kuşaklar bu tehlikelerden de aynen karanlıktan korkar gibi korkacaklardır hiç kuşkunuz olmasın. Neyse, başa dönelim: Şu anda Türkiye bütün dünyanın gözü önünde kuş gribiyle ilgili bir sınav veriyor. Aman dikkat! Dünya Sağlık Örgütü, Türkiye’de rastlanan ölümlerin bir salgın başlangıcı anlamına gelmediğini açıkladı.Ama bu, salgına dönüşmeyeceği garantisini içermiyor. Son olarak pratik bir gözlemimi ekleyeyim: Okuduklarıma göre; 50 milyon can alan İspanyol gribiyle uğraşan doktorlar, hastaların ağızlarında, kulaklarında ve gözlerinde kan gördüklerini belirtmişlerdi. Van’daki doktor da hasta çocuğun ağzında kanama gördüğünü belirtti. Ben bundan şu gözlemi çıkarıyorum: Demek ki kuş gribini, normal gripten ayırt edebilmemiz için kan önemli bir gösterge. Kurulması gerekli olan bir “kriz merkezi” bütün bu konularda bizleri aydınlatmalı.