Akıl almaz büyüklükte
bir organizasyon bu.
Bütçeyi gizli tutuyorlar
ama yüzmilyonlarca dolar ol-
duğunu saklamıyorlar.
Dünkü törene aktör Cris-
topher Reeves katıldı.
Bir zamanlar Süpermen'i
oynayan adamın, şimdi sakat
koltuğunda kıpırdayamadan
oturması çok zor.
Ama yine de yılmıyor ve
gençleri doğru yönde etkile-
mek için Orlando'ya kadar
geliyor.
Gençliğe örnek olarak se-
çilen insanlarla tanışınca,
hepsinin söyleyecek bir sözü
olduğunu anlıyorsunuz.
Sally Ride uzaydaki ilk
Amerikalı kadın astronot.
Cheick Diarra da NA-
SA'da.
Öyle ilginç bir mesleği var
ki insan anlamakta zorlanıyor.
Bu sıcakkanlı, iri yarı zen-
ci, gezegenler arasındaki yön
leri belirliyor.
Mesala Mars'a gidecek
uzay gemisinin rotasını o çizi-
yor.
Venüs'e düzenlenen Ma-
cellan, güneşle ilgili Ulyse-
es, Jüpiter'e Galileo sefer-
lerinin başkanı.
Mars gezegeninin keşif
projelerini yönetiyor.
Ve işin ilginci o bir şeyh!
Evet, bildiğimiz şeyh!
Amerika'da Cheick ola-
rak yazılan adını, ailesinden
geçen "şeyh" kimliğinden do-
layı almış.
Gençliğe örnek gösterilen
on kişiyi bir araya getirdikleri
için Şeyhle de uzun uzun
sohbet olanağı buldum.
Bütün önemli beyinler gi-
bi Şeyh de son derece alçak-
gönüllü ve dost. NASA'daki
göreviyle ilgili soruları cevap-
lıyor ve her seferinde "Çok
eğlenceli!" diyor. "Bu işin
ne kadar eğlenceli oldu-
ğunu bilemezsin."
NASA'ya girmeden önce
Harvard Üniversitesi'nde
fizik okutuyormuş.
***
Hiçbir gösterinin kolay
olmadığı bilinir ama
Disney World'ün,
bizim de katılacağımız büyük
törenin hazırlıklarını görünce
insan şaşırıp kalıyor.
Bizleri törenlerden bir gün
önce topladılar. On kişi bir
masa başında oturduk. Bizle-
re sorular yöneltecek olan
Jack Ford, törende neler ya-
pılacağını anlattı.
ABC televizyonunun ün-
lü habercisi Ford, "60 daki-
ka" programının da sunucu-
su.
Onun anlattıklarını dinle-
dikten sonra hep birlikte, tö-
ren salonuna gittik.
Müthiş bir hazırlık vardı
orada da.
Bizlere, içeri nasıl gireceği-
mizi, sahneye nasıl çıkacağı-
mızı, hangi koltuklara otura-
cağımızı gösterdiler.
Sonra bütün bunların uy-
gulamasını yaptık.
Ben, adım okunup sahne-
ye çıktığımda, sahneye dö-
nük olan monitörde biyogra-
fimin akmaya başladığını gör-
düm.
Demek ki mükemmeliye-
te böyle ulaşılıyor.
Kılı kırk yararak!
