Papa 16. Benedictus, bilim adamlarını Vatikan’da toplamış ve Katolik dünyasını temelden sarsacak bir cümle ile “Evren ve evrim, tanrının yazdığı bir kitaptır” demiş. Çok ilginç! Demek ki bugüne kadar kâfirlik olarak nitelenen ve Amerika’dan Türkiye’ye kadar birçok dindar tarafından nefretle reddedilen Darwin ve Evrim Teorisi, Vatikan’da kabul görmüş oluyor. Papa 16. Benedictus, yaradılış ile yaratılanın evriminin çelişmediğini, tam tersine birbirini tamamladığını söylüyor.

Bazı okurlar hatırlayacaktır: Aynı sözü bana yıllar önce uluslararası bir bilim adamı söylemişti ve ben de bu konuda birçok yazı yayınlamıştım. Arkadaşımın adı Şeyh Modibo Diarra. Mali asıllı bir bilim adamı. Kartının meslek hanesinde “Gezegenlerarası Seyrüsefer Düzenleyicisi” yazıyor. Aynı zamanda UNESCO Onursal Büyükelçisi. Bizi Paris’te bir toplantıda buluşturan ve tanıştıran da bu kimliği oldu zaten. O dönemde NASA’da Mars projesinin başındaydı.

Bu iki metreye yakın zenci dostuma “Senin adındaki Cheick nedir?” diye sordum. “İslâmi manadaki şeyh” dedi. Sonra şu konuşma geçti aramızda: “Peki sen Müslüman mısın?” “Elhamdülillah!” “Darwin’e ve Evrim Teorisi’ne inanıyor musun?” “Elbette!” “Sence bunlar arasında bir çelişki yok mu?” “Yok, katiyen yok.” Sonra bir yemekte buluşup bu konuyu enine boyuna konuşmaya karar verdik. Bu fırsat bize Orlando’da doğdu. İkimiz de Milenyum Toplantısı’na davet edilmiştik. Bir akşam güzel bir balık lokantasında, beyaz şarap eşliğinde yemek yedik, daha çok o anlattı ben dinledim. Kısaca dedi ki: “Eğer elimize bir tas su alıp içine aminoasitler, proteinler koyarak kaynatırsak canlı hücre elde ederiz. Darwin işe bu noktada karışır ve bu canlı hücrelerin zaman içinde nasıl evrimleştiğini anlatır. Ama bu çorbayı ilk kez kim kaynattı sorusuna cevap veremez. Bu sorunun cevabı dindedir. Bu yüzden sana diyorum ki ben Elhamdülillah dini bütün bir Müslümanım ve aynı zamanda Darwin’i önemseyen bir bilim adamıyım.”

Modibo Diarra dostumu yıllarca görmeye devam ettim, hâlâ yılda en az bir kez UNESCO toplantılarında buluşuyor, konuşuyoruz. Bana o gece ve daha sonraki buluşmalarımızda o kadar ilginç şeyler anlattı ki, keşke dedim bu bilge adamı konferanslara, televizyon programlarına davet edebilsek, herkes bu görüşleri dinlese. Şimdi Papa 16. Benedictus’un aynı düşünceyi dile getirdiğini duyunca, bu ilginç dostumu hatırladım. İnsanları ayırmaya değil, birleştirmeye çalışan şeyhi yad ettim.