PARA kazanan burjuvaların, aristokratlık özentisine kapılarak daha incelmiş kültür ve sanat formlarına yöneldiğini anlatan birçok önemli roman okuduk.
Bu romanlarda, paranın insanları eğittiği görülüyordu.
Para kazanıp servet sahibi olan aileler, toplumda daha saygın bir yer edinmek için kızlarına piyano dersleri aldırıyor, oğullarını eskrim derslerine gönderiyor ve görkemli malikanelerinde sık sık sanat ve kültür adamlarını buluşturan davetler veriyorlardı.
BU romanlara bakıp da Türkiye'deki gelişmeleri tahmin etmeye çalışsak yanmıştık.
Çünkü Türkiye'nin yeni zenginleri böyle bir gelişme göstermedi.
Tam tersini yaptılar.
Özellikle 1980 sonrası zenginleri, aristokrasiye özenecekleri yerde lumpenlere özendiler.
Zenginleştikçe zevkleri bozuldu.
Çoğu köy kökenli olan birinci kuşak zenginler, köylerindeki güzelim türküleri, kilimleri unutup, büyük şehirlerin göçle çarpılmış ucube eğlence biçimlerine özendiler.
Başka toplumlardaki asalet ve incelik merakı, bizde, toplumun en kirli popüler kültür ürünlerine tapınma törenine dönüştü.
NE yazık ki, nerede okumuş olursa olsun, böyle ailelerin çocukları da gelişemiyor.
Bakıyorsunuz bir sürü holdingin sahibi olan baba ile dışarıda ünlü üniversitelerde okuyan oğlu, birlikte arabesk konserinde göbek atıyor, kalça tokuşturuyorlar.
ORTEGA Gasset "Bu dünyada hiçbir şey, popüler kültürdeki kötü zevk kadar bulaşıcı değildir" demişti.
Çok haklıymış!
Artık Türkiye zenginiyle, yoksuluyla, eğitimlisiyle, eğitimsiziyle, hatta bir bölüm aydınıyla, manzume düzeyinde ki sözleri tekrarlayan, vıcık vıcık arabeskin esiri.
Arabesk, eleştirilmiyor bile.
Yalnız magazin değil, kültür dergileri de bayılıyor arabeske.
Anadolu'da yüzlerce yıla dayanan halk kültürünün temizliği ve duruluğuyla hiçbir ilgisi olmayan, sadece Ortadoğu'ya özgü tuhaf ve aşırı bir eğlence ifadesi, Türkiye'nin kimyasını bozuyor.
İyi ki; bu toplu kirlenmeye katılmayan aydınlık insanlar da yaşıyor bu ülkede.
Tek umudumuz onların varlığı ve direnme gücü.
"MELALİ anlamayan nesle aşina" olmayan şair bugünleri görse ne derdi acaba?
Arabesk göbek havası eşliğinde, sahnede sığır güder gibi bağıran adamın coşturmasıyla, yerlerde kıvranıp dansöz gibi alnına para yapıştırtan zengine hangi sıfatla hitap ederdi?
