Son yıllarda Türkiye’deki düşünce iklimi, akıllara ziyan biçimde altüst edildi. Mürekkep yalamış bazı kişiler, akı kara karayı ak göstererek bir zihin kargaşası yaratmaya ve kavramları ters yüz etmeye çalıştılar. Başarılı da oldular doğrusu. Kafalar karıştı, ideolojiler salataya döndü, evrensel kavramlar Türkiye’ye özgü biçimde başka bir kalıba oturtuldu. Gelin bunları biraz hatırlayalım ve yeni Türk sözlüğünde neyin ne oldunu anlayalım.
Türban: Kadının özgürleşmesi
Atatürk: Gericilik
Cumhuriyet devrimleri: Devri geçmiş uygulamalar
Aydın olmak: Marjinallik
Çağdaşlık: Türkilizce konuşmak
Azınlık oyu: Milli irade
Yüzde 34: Yüzde 100
Kutlama yapmak: Tabancayla ateş etmek
Trafikte yol vermek: Küçük düşmek
Protesto yürüyüşü: Anti demokratik uygulama
Meclis oyunları: Demokrasi
Delege ağalığı: Parti içi demokrasi
Sol: Birbirini yeme ve düzeni koruma
Sağ: Dayanışma, amaca doğru yürüme
Laiklik: Tutuculuk
Efendi: Kaybeden adam (looser)
Arsız: Kazanan adam, başarılı
Yoksulluk: Beceriksizlik
Para: Şeref
Muhafazakârlık: İhale kazanmak
Muhabbet: Kafa tokuşturma, toslaşma
Maneviyat: Servet, dünya malı
Cumhurbaşkanını halkın seçmesi: Anti demokratik zorlama
Anayasa: Temel ilkeleri değişmek zorunda olan küçük bir kitap
Bu kavram saptırmaları sonunda Türkiye öyle bir hale geldi ki; bugün babaanneler kız torunlarından daha ilerici! Hayırlı olsun!
