HIÇ kimse ülkesinin en büyük partisinin kapatılmasına sevinmez.
Keşke olaylar böyle gelişmese ve **Refah Partisi** kapatılmasaydı.
Dava açıldığı zaman **Refah**'ın kapatılması girişimine karşı çıktığımızı belirtmiş ve bu partinin sandıkta yenilmesi gerektiğini vurgulamıştık.
***
**REFAH Partisi**'nin kapatılması, Türkiye'de yeni bir dönem açıldığını vurguluyor.
**Anayasa Mahkemesi**'nin **Refah Partisi**'ni kapatma kararının gerekçeleri henüz açıklanmadı.
Ama mahkeme başkanının açıklamalarından ve gerekçenin sonuç bölümünü okumasından ortaya çıkan ilk sonuç şu: **Refah Partisi**, başkanı ve bazı yöneticilerinin aşırı sözleri ve eylemleri dolayısıyla kapatıldı.
Türkiye'nin yüzde 21 oya sahip birinci partisinin kapatılması gibi çok önemli bir kararda, daha fazla sayıda yönetici ve milletvekilinin suçlanması beklenebilirdi.
"**Beyan ve eylemleriyle partinin kapatılmasına sebep olan**" diye takdim edilen kişiler; **Necmettin Erbakan, Şevket Kazan, Ahmet Tekdal, Şevki Yılmaz, Hasan Hüseyin Ceylan** ve **Halil İbrahim Çelik**'le sınırlı tutulmuş.
Kamuoyunda bilindiği gibi bu kişiler sivri sözleri ve eylemleriyle dikkat çekti.
**Necmettin Erbakan**'ın "**tatlı mı olacak, kanlı mı**?" sorusuyla başlayan ve bazı milletvekillerinin halkın yüzde 80'ini tahrik edici beyan ve davranışlarıyla sürüp giden dönem **Refah Partisi**'nin sonunu getirdi.
Oysa, bu rejim **Refah Partisi**'nin büyümesine, gelişmesine, seçimlere girerek yerel yönetimleri ve iktidarı ele geçirmesine ses çıkarmamıştı.
Bu partinin özellikle, yerel seçimlerde yaptığı hileler ve çöplüklerden oy toplanmasına rağmen, kimse **Refah Partisi**'ne ilişmeyi düşünmemişti.
Ne var ki **Refah Partisi**, iktidar döneminde iyi bir sınav vermedi.
**Türkiye Cumhuriyeti**'nin iktidar partisi olmak yerine, laik rejimi yıkmaya çalışan bir fraksiyon görünümü vermeyi tercih etti.
Bu da partinin sonunu getirdi.
***
EĞER **Refah Partisi** bu aşırılıkları yapmasa, kamuoyuna meydan okuma tonunu seçmese ve **Şevki Yılmaz, Hasan Hüseyin Ceylan** gibi üyelerin kanlı tehditlerinin önüne geçebilseydi, Türkiye'nin meşru bir partisi olarak yaşamını sürdürebilirdi.
***
**REFAH Partisi** kapatılmaya karşı şerbetli bir camiadan oluşuyor: **Milli Nizam Partisi, Milli Selamet Partisi** derken **Refah Partisi** adıyla üçüncü kez kapatılma cezası alıyorlar.
Bu camia her kapatılmadan sonra tekrar toparlanmayı bildi.
Bu deney, kapatıldıktan sonra yok olan **Türkiye İşçi Partisi** deneyine hiç benzemiyor.
Bakalım bu kez ne olacak?
***
ŞİMDİ beklenen; **Refah Partisi** ve **DYP**'nin bir demokratikleşme atağı başlatması.
Oysa bu iki parti iktidarda iken, ışık söndürme eylemlerini "**Mum söndü oynuyorlar**" ve Susurluk skandalını "**fasafiso**" olarak nitelemişti.
Demek ki demokrasiye bir gün herkesin ihtiyacı olabiliyormuş.
