BU yıl 19 Mayıs kutlamaları, her yılkinden değişik bir anlam içeriyor.
Geçmişe değil, geleceğe dönük bir kutlama bu!
Çünkü Türkiye kaygılı...
İnsanlar ülkenin geleceğinden, çocuklarının yaşamından kaygı duyuyor.
Gelişmelerden korkuya kapılan bazı dürüst insanlar, "Acaba laik, demokratik Cumhuriyet'in sonuna mı geldik?" diye düşünüp üzülüyorlar.
***
OYSA Türkiye bunlara layık değil.
Bu halkın ezici çoğunluğu, laik demokratik cumhuriyet modelinde, çağdaş ve insan haklarına saygılı bir hukuk devletinde yaşamak istiyor.
Ne var ki halkın aydınlık kısmı dağınık. Örgütlü değil.
Parlamentodaki partiler bölünmüş durumda.
Bu dağınıklıktan yararlanan bazı güçler ise, meydanlarda gövde gösterileri yapıp, rejimin sonunun geldiği izlenimini yaymak istiyorlar.
İşte tam bu noktada 19 Mayıs kutlamaları dolayısıyla, özgür halkın demokratik iradesi ve laik demokratik Cumhuriyet'i koruma kararlılığı ortaya çıkıyor.
Belki de tarihsel bir dönüşüm noktası bu.
Bir anlamda "Biz de varız!" mesajı.
"Bu ülkenin geleceğini kararttırmayacağız" haykırışı.
***
ÜLKENİN geleceğini kurtarmak SOL'un elinde.
Ülkeyi darbe - şeriat ikileminden kurtaracak olan güç soldur.
Kendi iç çelişkilerini aşabilmiş olan sol, iktidar adayıdır.
Herkes kişisel hesaplaşmaları, genel başkanlık mücadelelerini unutup el ele vermeli ve İtalya'daki gibi bir zeytin dalı dayanışmasının örneğini vermeli.
Çünkü Refah Partisi'ne oy taşıyan kitleler, soldan ödünç alınmış kitlelerdir.
Bir ittifak içine giren sol bu oyları geri alabilir.
Şu dönemde bizi ayıran yüzde 5'lere değil, bizi birleştiren yüzde 95'lere bakmalıyız.
Demokratik ve laik Cumhuriyeti koruma kararlılığı, solu yapıştıran güçlü bir zamktır.
Güçlü bir sol ittifakın ve bunun arkasındaki halk desteğinin ortaya çıkışı, önümüzdeki seçimden kaygı duyan sivil ve asker çevreleri de bazı zorlayıcı önlemler almaktan caydıracak bir gelişme olacaktır.
***
BU yıl 19 Mayıs, bu düşüncelerle kutlanıyor.
Bu bayram, Türkiye tarihine, yeni bir kurtuluş mücadelesinin umutlu şarkısı olarak geçebilir.
Umutluyuz!
Not: 18 Mayıs tarihli Zaman gazetesinin birinci sayfasında bir haber yayınlandı. Bu haberde, benim yeni bir parti kurma hazırlığı içinde olduğum ve 19 Mayıs Hipodrom konserinin bunun ilk eylemi olduğu belirtiliyor.
Bu haber tümüyle gerçek dışıdır.
Parti kurma hazırlığı içinde olmadığım gibi, bu tip girişimlerin de kesin olarak karşısındayım.
Gün bölünme değil, bütünleşme günüdür.
Halkımızla, partilerimizle ve demokratik kitle örgütlerimizle omuz omuza dayanışmamıza hiç kimse gölge düşüremez.
