Tarihlerin izafi olduğunu ve her uygarlıkta değiştiğini biliyoruz; mesela Buda’nın doğum gününden bu yana hesaplandığı için Asya 2500’lü yılları yaşamakta ama yine de âdet olmuş; her yeni yıla girerken dileklerde bulunuyoruz.Ben bu yılbaşı ilk kez, arkadaşlarımızın, sevdiklerimin 2014 yılbaşını da idrak etmeleri dileğiyle başlıyorum söze. Çünkü 2012 yılı çok canımı yaktı.Sevgili dostlarımı kaybettim; gençlik yıllarımın unutulmaz dostu Dinç Gürs, can kardeşim büyük müzikçi Halil Karaduman, Neşet Ertaş’ımız, Müşfik Kenter, Berkant, Kâmil Sönmez kardeşim birer birer terki dünya eylediler.Anıları, gülüşleri, yüz ifadeleri, sesleri her gün, her an kafamda ama kendileri yoklar. Ne acı şey!Bu yüzden 2013 yılı da bizden sevdiklerimizi götürmesin diye dua ediyorum.
İkinci dileğim düşüncelerinden dolayı cezaevinde yatanlarla ilgili. Ben cezaevinde hiç yılbaşı geçirmedim; onun için bilmem nasıl bir şey olduğunu ama sevdiklerinden ayrı, o soğuk hücrelerde kalmanın, çocuğuna sarılamamanın ne demek olduğunu hepimiz tahmin edebiliriz herhâlde.Ne yapılır; gardiyanların yeni yılı mı kutlanır, her gün verilen mercimek, nohut tayınına kantinden alınan bir gofret mi eklenir, izin alınırsa televizyonlardaki bol kahkahalı eğlenceler mi izlenir…Gazetecilerin, rektörlerin, bilim adamlarının, siyasetçilerin, yurtsever masum subayların bu çilesi daha ne kadar sürecek? Gelecek yılbaşını da mı hücrelerde geçirecekler? Hayatında silah görmemiş olan Mustafa, Tuncay gibi dostlar sevdiklerine ne zaman kavuşacak?Fatih Hilmioğlu’na çok üzülüyorum: Evladını kaybettiğine mi yansın, hastalığıyla mı uğraşsın, isyan duygularını sağır duvarlara mı haykırsın; ne yapsın bu rektör, ne yapsın?O yüzden ikinci dileğim, cezaevlerindeki binlerce masum insanla iligili. Umarım 2013 hepsine özgürlük getirir.
Yeni yılda yeni Uludere’ler, katliamlar yaşanmasın, masum kanı akıtılmasın.
Hükümet için dileğim; Cumhuriyet sayesinde bu kadar umur gördüğünü hatırlayıp, biraz şükretmeyi öğrenmesi ve ülkeyi bu kadar germemesi. Ucundan birkaç tarih kitabı karıştırırlarsa görürler ki gerginlik politikası hiç kimseye hayır getirmemiştir.
Muhalefet için dileğimse; kendi kendini hırpalayan bir yapıdan kurtulmaları, dayanışma içine girmeleri ve Türkiye’nin önüne yeni modeller koymaları.
Özel olarak CHP için de aynı şeyleri dileyeceğim: Dayanışma, birlik olma ve canla başla çalışan iyi niyetli Kılıçdaroğlu’nun çevresinde kenetlenme. Bitmek tükenmek bilmeyen genel başkan arama yarışından vazgeçme.
Ve en son dileğim barış: Patriot’larla, füzelerle çevrelenmiş durumda, Orta Doğu bataklığına her gün bir adım daha çekildiğimiz bu dönemi kazasız belasız atlatabilecek miyiz bilmiyorum ama, dileğim bu yönde.Yeni yılınız kutlu olsun.
