Gazeteler çığlık çığlığa, Abdullah Gül’ün 301’in değişebileceği sinyali verdiğini duyuruyor. Hrant Dink duruşmasından sonra birçok “vicdanlı ve özgürlükçü” yazar, 301’e veryansın ediyor. Ben de köşemde bunları acı acı gülerek izliyorum ve ne kadar ikiyüzlü bir ortamda yaşadığımıza şaşıp kalıyorum. Bu köşeyi okuyanların çok iyi bildiği gibi daha 2005 yılında 301 için bir değişiklik önergesi verdim. Profesör Süheyl Batum’un ve Bahçeşehir Üniversitesi’ndeki değerli hocaların yardımlarıyla Avrupa hukukunda 301’e benzer bir madde olmadığı saptamasını içeren bir gerekçeyi önergeme ekledim. Dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek’le uzun uzun görüştüm, “Bu madde Türkiye’nin başına çok iş açacak, sonunda AB bastırmaları ile değiştireceksiniz. Gelin bunu şimdiden, acılar çekilmeden ve kendi girişimimizle değiştirelim” dedim. Bu önergeyi verdiğimde ne Orhan Pamuk yargılanmıştı, ne Elif Şafak, ne de Hrant Dink öldürülmüştü. Meclis’te bütün mücadelemi bu konuya ayırdım. Değişik partilerden birçok kişiyle görüşüp onları ikna etmeye çalıştım; yazılar yazdım, Meclis’te basın toplantıları düzenledim, üniversitelerde konuşmalar yaptım. Yapmadılar, dinlemediler; 301 konusunda verilmiş olan tek değişiklik önergesi, komisyonda uyumaya terk edildi. Şimdi AB bastırınca, değiştireceğiz diyorlar. Yani iş işten geçtikten, Basra harap olduktan sonra.

Ama benim açımdan işin en acı yanı bu değil. Bugün köşelerinde Hrant Dink için timsah gözyaşları döken, 301 değişsin de değişsin diye tutturan, düşünce özgürlüğü yanlısı, vicdanlı, liberal kalemlerin hiçbiri benim bu mücadeleme destek vermediler. Basında bir tartışma yaşansa, bir kamuoyu oluşturulsa mutlaka faydası olacağını bile bile, bir domuz suskunluğu içine girdiler. Gazetelerinde 301 mücadelesine tek bir satır bile ayırmadılar, habercilik etiğini ayaklar altına alarak bu girişimi duyurmadılar, yok saydılar. Çünkü; dünya yüzündeki her şeyi bir aydıncık rekabeti biçiminde düşünmeye alışmış olan kafaları, bu olumlu girişimin Livaneli tarafından yapılmasını hazmedememişti. Benim içtenlikle yürüttüğüm bu mücadelenin, kime itibar sağlayacağı gibi küçük hesapları içine girdiler. Livaneli haklı görüneceğine varsın 301 değişmesin dediler.Şimdi bunların samimiyetine, Hrant Dink ve diğer konulardaki içtenliklerine nasıl güvenmemiz mümkün mü? Elbette hayır! Beyler, hanımlar; bilin ki bu bencil ve ikiyüzlü suskunluğunuz, akan kanı sizin de parmaklarınıza ve kalemlerinize bulaştırmış durumda. Bu damgadan ömür boyu hatta daha sonra da kurtulamayacaksınız. Bu tavrınız kitaplarla belgelenecek ve gelecek kuşaklara bir aydın ihaneti olarak aktarılacak. 301’in yarattığı acılar konusunda iktidar ve muhalefet partileri elbette suçlu ama bu konuda Meclis’te verilmiş tek değişiklik önergesine sırtını çeviren ve bugün timsah gözyaşları döken aydıncıklar daha da suçlu ve siyasetçilerden daha ikiyüzlü.