Sadece Türk halkının seçimden seçime, Wilde’ın hikâyesini anlattığı heykelci gibi davrandığını söylemek istiyorum.Hikâye şöyle:Bir heykelci varmış ve günlerden bir gün bu heykelcinin canından çok sevdiği, yüzüne bakmaya kıyamadığı biricik aşkı ölmüş.Heykelci bu kayıptan o kadar büyük bir elem duymuş ki; acısını anlatabilecek bir heykel yapmaya girişmiş.İçindeki acıyı tunç bir heykelle anlatacakmış.Ama dünyada tunç bulunmuyormuş.Epey bir gayretle, kalan son tuncu bulup acının heykelini yapıp sevgilisinin mezarına dikmiş.Duygularını o kadar yoğun bir biçimde aktarmış ki heykeli görenler gözyaşı döküyormuş.Aradan zaman geçmiş.Birkaç yıl sonra heykelci büyük aşkının acısını unutmuş ve yeniden aşık olmuş.Bu kez öylesine aşık, öylesine aşıkmış ki sevgilisine sevincin heykelini yapabilmek için çıldırıyormuş bildiğiniz gibi, dünyada tunç kalmamıştı ve kalan son tuncu da acının heykelini yapmaya harcamıştı.Bunun üzerine heykelci bir karar almış ve sevgilisinin mezarından söktüğü acının heykelini eriterek, sevincin heykelini yapmış…

Bizim halkımız da bu heykelciye benziyor.Ama genellikle her seçimde diktiği sevincin ve umudun heykelini eritip, yerine acının ve üzüntünün heykelini dikiyor.Heykelcinin tuncu gibi onun da elindeki tek sermaye verdiği oy.1999 seçimlerini hatırlıyorum.Aman ne sevinçti o öyle!Apo yakalanmış, DSP ve MHP oy patlaması yapmış, yanlarına ANAP’ı da alarak dünyanın en efendi koalisyonunu kurmuşlar, aman ne uzlaşmaymış bu, ne istikrarmış.Borsa patlamış, faizler düşmüş, kısacası memleket kurtulmuş…O sırada esen rüzgâr o kadar güçlüydü ki bu düşüncelerin aksini ileri sürmek ve “Yahu biraz dikkatli olun!” demek mümkün değildi.Koalisyonu eleştirmek vatan hainliğiyle eş anlama geliyordu.Aynı halkı iki yıl sonra acının heykelini dikerken gördük.”Elim kırılsaydı da..” diye başlayan tirad-lar, af yasasıyla ortaya salıverilen caniler, Cumhurbaşkanı’yla kavgalar, ekonomik kriz, işsizlik, açlık, sefalet.Yalnız 99 seçimi mi böyle olan?Tansu Çiller başbakan olduğu zaman “Servetinin hesabını vermeden başbakan olması çok sakınca yaratacak!” diye yazdığımız için bizi hakaret yağmuruna tutanları unutmak mümkün mü?O bakımdan sevgili Bekir Coşkun dostum üzülmesin:Bugün onu eleştirenler ve sevinç heykeli yapanlar, kısa zamanda acının heykelini dikmeye başlarlar.Ve Oscar Wilde yine haklı çıkar.