Bugün yine maç var. Maskeler hazırlandı, döner bıçakları, muştalar, fal-çatalar; kemik kırmaya yarayan sopalar çıkarıldı.Hazırlık tamam.Artık maça gidebiliriz.Stada girmeden önce takımdaşlarımızla helalleşeceğiz: çünkü gidip de dönmemek, gelip de bulmamak var.Bu yolda şehit ya da gazi olmak alnımıza yazılmışsa, “Takım sağolsun!” der yürür gideriz. Kaç gündür Fenerbahce-Panathinaikos maçını yazmak istiyordum ama araya seçim telaşı girdi.Bir türlü düşüncelerimi aktaramadım sizlere.Şimdi Fenerbahçe-Galatasaray maçı öncesinde tekrar vesile doğdu.Türkiye Yunanistan dostluğuna adanan maçta neler oldu biliyorsunuz!Dışişleri bakanlarının kafasına atılan ayranlar, sokaklarda itiş kakış, kaldırım taşlarını söküp fırlatmalar… Polis korumasa neredeyse birkaç Türk ve Yunanlı bu dostluk maçına kurban gidecek ya da “mecruh” olacaktı.Aynen Taksim’de bıçaklanan İngilizler gibi..Ben bu işe hiç şaşırmadım.Çünkü futbol denilen oyunun doğası bu.Futbol savaşlarında yalnız Türkler’le Yunanlılar harp etmiyor, Türk İngiliz’le, İngiliz Fransız’la, İtalyan İspanyol’la dövüşüyor.Hatta bununla yetinilmiyor, aynı ülkenin yurttaşları birbirlerini kırıyorlar.Fenerbahçe – Galatasaray maçı öncesinde herkesi alıyor bir korku.Manchester United – Leeds maçı öncesinde de.Sonra da “Futbol barış demektir, futbol barış demektir!” diyorlar.Bunun neresi banş Allah aşkına, neresi dostluk? Kendi deneyimlerime yer vermek zorunda kaldığım için özür dilerim ama çeyrek yüzyıldır Yunanistan’da ve Türkiye’de yüzlerce konser verdik.Yunan meslekdaşlanmızla verdiğimiz bu konserlerde, o maçı seyredenlerden çok daha kalabalık Türk ve Yunan bir araya geldi?Ne stadyumlarda böyle gayri insani bir kavgaya rastlandı, ne Efes’te, ne Atina’da, ne Corfu’da, ne Selanik’te, ne Mersin’de.Türk ve Yunan halkları barış içinde şarkılarını söylediler, kardeşliğin tadını çıkardılar ve yüzlerinde mutlu bir gülümsemeyle ayrıldılar konser alanından.Ama nedense bizim polisimiz, bu medeni konser seyircilerinden daha çok huylanıyordu.Kadınlı erkekli ve her yaştan uygar insana daha hoyrat davranıyordu.Birbirini doğrayan futbol azgınlarını ise en azından anlıyor.Onların hissettiğini hissedebiliyor.Bu da başka bir gariplik!Neyse, ben bu futbol meselesinden fena halde ürküyorum.İçine hava basılmış bir yuvarlak plastik hangi kaleye girecek diye insanlar dünyanın her yerinde birbirini katlediyor, vandalizm yapıyor, koltuklan kırıp sahaya fırlatıyor.Sonra da gelsin nutuklar:”Futbol dostluk ve barış getirir!”Ne biçim dostluksa bu!
