CHP kurultayları bir haber klasiği haline geldi. Bu partide her yıl bir ya da daha fazla sayıda kurultay yapıldığı için, haberciler başkan adaylarının birbirleriyle mücadele etmesi görüntülerine pek sıcak bakarlar. CHP bir anlamda toplumun yeni arenasıdır. Genel başkan adayı olarak ortaya atılan gladyatörler kılıçlarla, çatal mızraklarla, baltalarla, ağlarla arenaya çıkarlar ve halkın coşkun gösterileri arasında birbirlerini tepelemeye koyulurlar. En deneyimli gladyatör, yılların öğrettiği numaralarla rakibini yere devirince de başparmaklar aşağıya doğru döner. Alta düşen gladyatör ölür ama kanlı bir oyuna katılmış olmanın tuhaf zevki dışında bu işten kimse kazançlı çıkmaz. CHP kurultaylarını izleme alışkanlığı da bu noktada kilitlendi: Kim aday olmuş, kimin kaç delegesi varmış, kim kiminle ittifak yapacakmış, kim kimi yok edecekmiş ? İyi ama bunlar kimin işine yarar. Sorunumuz Türkiye’nin en köklü partisini çağdaş, uygar, kendisiyle, halkla ve dünyayla barışık, kitleleri kucaklayan modern bir sol parti haline getirmek. Tek kanatlı kuş uçmayacağı gibi, modern bir solu olmayan demokrasi de yürümez. CHP’nin tekrar umut haline gelmesi, kendi içinde sağlıklı bir ideolojik tartışma yürütmesinden geçiyor. Avrupa’daki sosyal demokrat partiler de aynen bu yoldan geçtiler : Oscar Lafontain’in SPD içindeki tartışmalarını, İngiliz işçi partisinin fikir tartışılan kongrelerini, Fransız sosyalist partisinin ideolojik arayışlarını hatırlatmaya gerek yok. İşte bu yüzden benim de içinde bulunduğum bir yeniden yapılanma grubu, partiyi ideoloji tartışmaya, parti içi demokratikleşme umudunu yeşertmeye ve tüzük kurultayı yapmaya çağırıyoruz. Diğer adaylar bu önerileri haklı ya da haksız bulabilirler. Önemli olan, herkesin birbirine saygı gösterdiği, belden aşağı suçlamaların olmadığı, kavgayla gürültüyle kulakların sağır edilmediği bir ortamda bu fikirleri tartışabilmek. Kamuyou bunu talep etmeli. Türkiye’yi yönetmeye yani benim geleceğimi biçimlendirmeye talip olduğunuza göre, temel konulardaki düşüncelerinizi net olarak açıklayın’ diyebilmeli. Bunun dışında ; delege hesabı, kurultay manevraları ne büyük önderimiz Atatürk’ün kurduğu partiye bir şey kazandırır ne de ülkeye. Sorunlar sürüp gider ve CHP her yıl küçüle küçüle kavgalı kurultaylar yapmaya devam eder. Çünkü temel dert kişilerde değil daha derinde. Bence basınımız bir an önce kişileri bırakıp onların temsil ettikleri fikirleri tartışmaya başlamalı. Böylesi daha sağlıklı olur. Açıklama tüzükten söz etmişken, bir yanlışı düzeltmekte yarar var. Dün bazı gazetelerde anti demokratik CHP tüzüğüne oy vermiş olduğum halde şimdi bu tüzüğü düzeltme programı açıkladığım belirtilmiş. Bu bilgi doğru değil. Ben sözü edilen anti demokratik tüzüğe başından beri karşı oldum ve kurultayda da oy vermedim.Hatta tasarıyı protesto etmek için salondan çıktım, oy bile kullanmadım. Tutarlılık açısından, bu yanlışın düzeltilmesini önemli görüyorum.