ABD sadece Türkiye ile ilgilenmiyor. Başta İsrail olmak üzere dünyadaki bütün ülkeler ABD’nin “kapsama alanı”nda. Yüzlerce ülkenin siyasileri, iş adamlan, bürokratları, askerleri Washington tarafından izleniyor, haklarında bilgi toplanıyor. Bu muazzam çabanın amacı, dünyadaki Amerikan çıkarlarını savunabilmek ve kendilerine hizmet edecek kadroları iktidara getirmek. Biliyorsunuz geçmiş yıllarda ABD bu amaçla darbeler, iç savaşlar, suikastlar düzenler, Ailende gibi seçilmiş başkanları devirirdi. Mesele Amerikan çıkarlarıdır. Hangi ülkede yaşarsanız yaşayın eğer ABD çıkarlarına ters düştünüzse yandınız. Tam tersine eğer bu çıkarları korur ve ABD’ye hizmet ederseniz de “yürü ya kulum!” En yüksek mevkilere kadar yolunuz açık. Bütün dünyada oynanan ve herkesin malumu olan bu oyun elbette Türkiye’de de oynanıyor. ABD bazı kişilerin, destek verip önlerini açıyor ve onları iktidara taşıyor. Ama bu işin bir bedeli var. İktidara geldikten sonra diyet borcunuzu ödeyecek ve ABD’ye zımnen de olsa ettiğiniz sadakat yeminini bozmayacaksınız. Yoksa halıyı altınızdan cekiverirler. Şimdi Türkiye’de bir halı çekme kâbusu yaşanmakta .Washington’da Irak savaşı için verilen sözler tutulamadı; bu sözlere dayanılarak gönderilen binlerce Amerikan askeri gemilerde bekleye bekleye bir hal oldu, daha sonra da Meclis’in tezkereyi reddetmesiyle bu ülkeye ayak basamadan gitmek zorunda kaldılar. İktidar için hiç de iyi bir puan değildi bu. Zaten daha sonra ABD, Türkiye hükümetine “ayağını denk al” der gibi aba altından sopa gösterir oldu. Şimdi bazı yetkili kişiler, ne yapıp yapıp Amerika’nın gönlünü tekrar kazanmak istiyorlar. Ve onlara “Irak’a biz de asker gönderelim!” teklifini yapıyorlar. Kamuoyu önünde ise bu teklife sahip çıkamıyorlar. Durumları zor! Halkın duyarlı tepkisiyle Amerika arasına sıkışıp kaldılar. Amerika’yı memnun etsen halk kızıyor; halkın ve partinin isteklerine göre davransan Amerikalılar aba altından sopa gösteriyor. İşin özü, tipik bir diyet ödeme mantığı. Bakalım bu işi nasıl çözecekler. Askerlerimizi, Irak cehenneminde Amerikalı askerlerin yanında ölüme göndermek isteyen zihniyet bu kararı nasıl savunacak, merak ediyorum.
