Saddam Hüseyin bir zalim. Hunhar, acımasız bir adam ama aynı zamanda bir baba!Dün iki oğlunun; Uday ile Kusay’ın ölüm haberini alınca, saklandığı yerde kanlı gözyaşları dökmüş müdür acaba?Ya anaları?Ondan hiç haber yok!Saddam Hüseyin hırsının, büyüklük duygusuna kapılmanın ve cinayetlerinin bedelini çok ağır ödedi.Hem ülkesini kaybetti hem de oğullarını.Oysa bütün bunlar olmayabilirdi.Saddam Hüseyin iktidarı ele geçirdikten sonra, petrol zengini Irak’ta bir Ortadoğu cenneti yaratma şansına sahipti.Eğer ülkesini barış içinde, temel insan haklarına saygılı, adil bir şekilde yönetseydi Irak’ın sırtını kimse yere getiremezdi.Eğer bu zengin ülkenin petrol gelirleri savaşa değil de kalkınmaya, eğitime, sağlığa harcansaydı, milli geliri çok yüksek Iraklılar mutluluk içinde yaşarlardı.Ama Saddam Hüseyin’in akıl almaz hırsı ve diktatörlük arzusu ülkeyi perişan etti.Saddam Irak’ı sekiz yıl boyunca İran’la savaştırdı. Anlamsız bir savaştı bu ve bütün kaynakları tüketti. Iraklı aileleri acı içinde bıraktı.Sonra durup dururken Kuveyt’i işgal ederek, Amerika’nın eline müthiş bir koz verdi. Koalisyon güçleri, geceler boyu Bağdat’ı bombaladı.Ama bu olayların hiçbiri Saddam’ın aklını başına getirmeye yetmedi. Olaylardan ders almayan bu adam Halepçe’deki Kürtleri zehirli gazlarla katlederek, rakiplerini öldürerek, ortalığa dehşet salarak iktidarda kalmayı bir marifet sandı.Ölümlü bir insan olarak sınırlarını bilemedi. Kısacası insan olamadı.Şimdi saklandığı yerde iki oğlunun ölümüne ağlıyor mudur dersiniz?Bence ağlıyordur. Ama kendisi gibi sadist yetiştirdiği bu çocukların ölümünden sorumlu olduğunu düşünmüyordur bile.Oysa Uday’la Kusay’ın sonunu kendisi hazırladı.Demokrasinin yeşermediği toplumlarda bir tek kişinin ülkesine neler yapabileceğini gördük.Saddam zengin ve mutlu yaşama imkânlarına sahip olan Irak’ı perişan etti, kana ve göz yaşına boğdu.Oğullarının ölümüyle sonuçlanacak olaylar dizisini başlattı.Şimdi kendisi de ağlıyor ama artık her şey için çok geç!