Anayasayı değiştirmek için TBMM’de 367 milletvekilinin ‘evet’ demesi koşulu getirilmiş. Niçin? Neden Meclis’in yüzde 51’i ile hükümet kurulabilirken, Anayasa değiştirilemiyor? Sebebi açık! Anayasa değişikliği mutlaka bir konsensüsle hazırlanmalı, halkın 550 temsilcisinin en az 367’si bu konuda fikir birliği içinde olmalı.
TBMM’de anayasa değişikliği önerisi, 330 milletvekilinin onayını alırsa, referanduma gidiliyor. Yani değişiklik önerileri halka soruluyor. Ve bence gariplik de burada başlıyor. Halkın temsilcileriyle yapılan oylamada nitelikli çoğunluk aranırken, halk oylamasında salt çoğunluk yetiyor. Yani seçime katılanların yüzde ellisinden 1 fazla oyla anayasa değişiyor.
Bırakın kabul için gereken 367 milletvekilini, referandum için gereken 330 milletvekili, TBMM’nin 5’te 3’ü demektir. Bu mantıkla anayasa referandumlarında kayıtlı seçmenin de 5’te 3’ünün ‘evet’ oyu vermesi gerekmez mi? Milletin temsilcisi ile kendisi arasındaki bu farkın, tutarlı bir mantıkla açıklanmasına imkân yok.
Anayasa hepimizi bağlayan bir temel metin olduğuna göre, ne kadar çok kişinin rızasıyla kabul edilirse o kadar içe siner, o kadar geçerli olur. TBMM’de 367 aranmasının mantığı da bu. Referandumlarda da bu oran olmasa bile 5’te 3 nitelikli çoğunluğun aranması makuldür. Hem de katılanlar değil, kayıtlı seçmen sayısı üzerinden. Yoksa kayıtlı seçmenin yüzde 40’ıyla kabul edilen anayasalar ortaya çıkar. Bunun da herkesin göğsünü gere gere ‘benim anayasam’ diyebileceği bir metin olmayacağı açık değil mi? Konunun en azından tartışılması gerektiği düşüncesindeyim.
Not: Bu yazıyı, gündeme girmeye başlayan ‘başkanlık sistemi’ tartışmaları dolayısıyla yazmadım. Belki daha erken ama o konudaki düşüncelerimi de kısaca özetleyeyim: Bana göre Türkiye’de yasamayı, yürütmeyi yargıyı elinde tutan ‘başbakanlık sistemi’nde başbakan, Batı’daki başkanlık ya da yarı başkanlık sistemlerindeki başkandan çok daha güçlü yetkilere sahip. Başkanlık sisteminde, ‘başkan’ seçilen kişi, hiç olmazsa parlamentoyu oluşturamayacağı için, şu anda olduğundan çok daha fazla denetime tabi olacaktır. ABD başkanları denetlenir ama Türkiye başbakanları denetlenemez. Bu açıdan başkanlık sistemi, başbakanlık sisteminden daha dengeli olabilir.
