SON günlerde medyamızı Selanik ve Girit çıkışlı haberler kapladı.
Bu bölgelerdeki olaylardan Türk - Yunan ilişkilerinin geleceğine ait ipuçları yakalanmaya çalışıldı.
Bana kalırsa tek tek olayların önemi yok.
İki ülkede de halkın düşüncelerini, duygularını ölçmek gerekli.
Kendi payıma hem Selanik'te, hem de Girit'te geniş bir kamuoyu anketi yaptığıma inanıyorum.
Yüz binin üstünde Yunanlının katıldığı anketin sonuçları çok umut verici.
Bu pazar yazısında sizlerle umutlarımı paylaşmak istedim.
Yüz binin üstünde Yunanlının Türkiye'ye dostluk duygularını belirttikleri anket, bildiğiniz anketlere benzemiyor. Antik tiyatrolarda, stadyumlarda, konser salonlarında ölçülen bir eğilim bu.
SELÂNİK spor salonunda 5 bin kişiye konser vermiştim. Hem konser öncesi, hem de sonrasında Yunan basını çok olumluydu.
Hele konser sırasında hiçbir tatsızlık yaşanmayışı, tam tersine Yunan dinleyicisinin Türk müziğini büyük bir coşkuyla benimsemesi umut vericiydi.
Aynı dostluk havası Girit'te de yaşandı.
Nefes kesici bir güzelliğe sahip olan Girit adasını yedi konserle dolaştık: İraklion, Hanya, Rethimnon, Agios Nikolaus, Annoya konserlerini hatırlayabiliyorum.
Girit izleyicisi muhteşemdi.
KONSERLERİMİZ sadece Atina ve Selanik aydınlarını hedef almıyordu.
Örneğin Messolonghi'de de konser vermiştik. Messolonghi Türklerle en kanlı savaşların yapıldığı ve Lord Byron'ın öldüğü yer olarak geçmişti tarihe.
Oradaki stadyum konserinde bir tek kişi bile tatsızlık çıkarmaya yeltenmedi.
Tam tersine büyük dostluk gördük.
YÜZ binin üstünde Yunanlıyla yüzyüze karşılaşmanın verdiği güvenle söylüyorum ki Yunan halkıyla Türk halkı arasında çözümlenemeyecek bir sorun yok.
Ne yazık ki aynı sözleri politikacılar için tekrarlayamıyorum.
Özellikle Yunan politikacıları, hele onların Pasok kanadı her türlü dostluk girişimini baltalamaya birebir. Pangalos örneğini görüyorsunuz.
Yüz binin üstünde Yunanlıyla kurduğum dostça ilişkiyi ne yazık ki Andreas Papandreu ve Melina Mercouri ile kuramadım. Çünkü politikalarını Türkiye ile gerginlik temeli üstüne oturtmuşlardı.
Ama inanıyorum ki son sözü halklar söyleyecektir.
