Dalga mı geçiyorlar, kafa mı buluyorlar anlamak mümkün değil. Memleket savaş belasına sürüklenmek üzereyken, bölge bölge kamplaşmışken başka hiçbir sorun yokmuş gibi “Atatürk Malatyalı mıydı, değil miydi?” tartışması başlattılar. Durmadan sansasyon arayan ve herkesin bildiği gerçekleri “Flaş flaş: Bildiğimiz gibi değilmiş. Bilmem kim ne çıktı!” diye vermek derdinde olan gazetelerimiz ve ekranlarımız da konuya balıklama dalıverdiler. Tarihçilerden, aydınlardan görüşler alınıyor; bunlar tam sayfa yayınlanıyor; bir enerji kaybı ki sormayın gitsin. Bu arada “Antakya’da neler oluyor? Suriye’de gerçek durum nedir?” gibi sorular soracak olsanız hiçbirinin doğru dürüst bir cevabı yok.
Atatürk’ün doğum yerini tartışan basının bu kadar bilgisiz olması mümkün değil ama bence mahsus böyle yapıyorlar. Mesele mümkün olduğunca gerçek gündemden kaçmak. Yoksa yapacakları ufacık bir araştırma şu sonuçları gözler önüne seriverir: 25 Kasım 1922 tarihinde, muhalif milletvekilleri bir kanun teklifi vererek, “Misak-ı Milli sınırları dışında doğmuş olanların milletvekilili olamaması”nı öneriyorlar. Maksat Selanik’te doğmuş olan Mustafa Kemal Paşa’nın yolunu kesmek. O da kürsüye çıkıyor ve şunları söylüyor: “Misak-ı Milli sınırları dışında doğmuş olmam benim tercihim değil, o sınırları Misak-ı Milli sınırları dışında bırakmış olanların vebalidir. Doğum yerim Selanik, Misak-ı Milli sınırları dışında kalırken, devlet Selanik’i tek kurşun atmadan Yunan’a verirken ben diğer bir vatan köşesi olan Derne’de savaşıyordum.” Çok açık değil mi?Bizzat Mustafa Kemal Meclis konuşmasında Selanik doğumlu olduğunu bildirdikten sonra bu tartışma neyin nesi? Eskiler buna “abesle iştigal” derlerdi. Yerine yeni bir tanım koyamadık çünkü hayatımız zaten hep “abesle iştigal ederek” geçmekte.
Geçenlerde böyle gereksiz bir tartışma da Piyer Loti tepesinin adı konusunda yaşandı. Safir isimli bir bina diken Bitlisli AKP Milletvekili, tepenin adının İdris-i Bitlisi olarak değiştirilmesini önerdi. Küçük çaplı bir fırtına da bu yüzden koptu. Kimse de çıkıp demedi ki: “Ey milletin vekili. İşe eğer isim değiştirmekten başlayacaksan önce Bitlis adını değiştir. Çünkü Büyük İskender’in komutanlarından General Betlis’in adını taşıyorsunuz.” İşte hallarımız aynen böyle. Bir yanda her gün çocuklarımız ölür, öte yandan Orta Doğu’da savaş belasına balıklama dalarız; bir yandan da TV transferleri, Atatürk’ün doğum yeri, Piyer Loti tepesinin adı gibi “Melek cinsiyeti” konularına sayfalar ayırırız. Ne diyeyim. Allah bize akıl fikir versin.
