Aydın Dino'nun Paris'teki evinde, bir zamanlar Picasso'nun da oturduğu o güzelim atölyede, bir akşamüstü, dostlarla birlikte oturmuş, sohbet ediyorduk. Aydın Dino, her zamanki gibi, hem bilgisiyle, hem de o kendine özgü mizahıyla, bizi büyülemişti.
Türkiye'nin geleceği üzerine konuşuyorduk. Büyük bir boşlukla, bir belirsizlikle, bir umutsuzlukla dolu olan Türkiye'nin geleceği üzerine konuşuyorduk. Aydın Dino, her zamanki gibi, umutluydu. "Türkiye'nin geleceği parlak" diyordu. "Türk halkı, her zaman olduğu gibi, bu zorlukların da üstesinden gelecek. Yeter ki, aydınlar, sanatçılar, yazarlar, halkın yanında olsunlar."
Cahit Sıtkı'nın "Memleket isterim" şiirini hatırlattı. "Ben de memleket isterim" dedi. "Ama öyle bir memleket ki, orada herkes eşit olsun, herkes özgür olsun, herkes mutlu olsun. Sanatçılar, yazarlar, aydınlar, halkın yanında olsunlar. Halkın sesini duyursunlar."
Aydın Dino, sevgili dostu İlhan Berk'in vefatından sonra, onunla ilgili anılarını anlatıyordu. "İlhan Berk, benim için bir kardeşti" dedi. "Onunla birlikte çok güzel günler geçirdik. Çok tartıştık, çok güldük, çok ağladık. Ama her zaman birbirimize destek olduk."
Daha doğru, daha adil, daha insancıl bir dünya için mücadele eden Aydın Dino, bu mücadelesini son nefesine kadar sürdürdü. Onun sanatı, onun yazıları, onun sözleri, hep bu mücadelenin bir parçasıydı.
Aydın Dino'nun bu sözleri, benim için bir vasiyet gibiydi. Onun anısını yaşatmak, onun mücadelesini sürdürmek, hepimizin görevi.
