BUGÜNLERDE Paris'teki Pere Lachaise mezarlığında, bir mezar açılacak.
**Pere Lachaise** birçok ünlünün ve bu arada **Yılmaz Güney**'in yattığı mezarlık.
İşte burada altı yıllık bir mezar açıla-cak ve büyük şarkıcı, büyük aktör, bü-yük aydın **Yves Montand**'ın kemikleri-ne DNA testi yapılacak.
Çünkü **Aurore Drossard** adlı genç hanım, **Yves Montand**'ın kızı olduğunu iddia ediyor ve bunun DNA testiyle sap-tanmasını istiyor.
Aslında bu iddia **Montand**'ın sağlı-ğında gündeme gelmiş ve ünlü sanatçı DNA testi yapılmasına karşı çıkmış.
Şimdi Paris istinaf mahkemesi bir karar veriyor ve kültür adamının sağlı-ğında izin vermediği inceleme ölümün-den sonra uygulanıyor.
Burada ahlaki bir sorun yok mu?
Var!
**Aurore Drossard**'ın sırf miras kaygısıyla giriştiği bu iş-lem, **Montand**'ı zaten baba olarak benimsemediğini gös-teriyor.
Yoksa hangi iyi evlat, sevgili babasının mezarının açıl-masını ve kemiklerinin laboratuvara götürülmesini ister?
Bu hikaye ucundan kıyısından, Hazreti Süleyman'ın a-daletini hatırlatıyor.
Hazreti Süleyman, bir çocuğun anası olduğunu iddia e-den iki kadına, ortaya bir daire çizilmesini ve çocuğun bi-rer koluna yapışarak çekmelerini ve kim çocuğu kaparsa onun ana olduğuna hükmedeceğini söylemişti ya.
Kadınlardan biri olanca gücüyle asılırken, öteki kadın kolu bırakmış ve "**Yavrum parçalanacağına varsın öte-kinde kalsın!**" demişti ve Süleyman da çocuğu o şefkat-li anaya vermişti. İşte bu da böyle bir hikaye.
**Yves Montand**, genç bayanın biyolojik babası olabilir a-ma kızın onu bir baba olarak sevmediği, benimsemediği kesin gibi.
Ben **Yves Montand**'ın ailesinin yerinde olsam, kıza is-tediği miras payının verilmesini ama büyük kültür adamı-nın mezarında rahatsız edilmemesini önerirdim.
***
**YVES Montand** deyince içim sızlar.
Politika ile yakından ilgilenen ama ne yazık ki (!) bu mesleğin hiç de ihtiyaç duymadığı müthiş bir vicdana sa-hip olan **Montand**, politika kurtları tarafından hiç anlaşı-lamadı.
Fransız Komünist Partisi üyesi olan **Yves Montand**, **Sovyetler Birliği Çekoslovakya**'yı işgal ettiği gün, akşa-ma kadar partisinin bu eylemi kınamaması halinde karısı **Simone Signore** ile birlikte intihar edeceğini açıklamıştı.
Bir ara Fransa Cumhurbaşkanlığı için adı geçen **Yves Montand**, Paris'te yaşadığım yıllarda bir televizyon prog-ramına çıkmış ve saatlerce kendisine yöneltilen aptalca, insanlık dışı suçlamalara cevap vermek için terlemişti.
Görkemli bir ceylanın, sırtlanlar tarafından parçalanma-sını seyrettiğim hissine kapılmıştım.
Şimdi bu "**uzun mesafe sanatçısı**"nı hiç olmazsa me-zarında rahat bıraksalar!
