"DİABOLİ virtus in lumbust est: Şeytanın gücü beldedir."
Ermiş Hireonimus söylemiş bu sözü.
Dünya akıllısı Montaigne de aktarmış.
Alevi - Bektaşi inancındaki "Eline, diline, beline sahip ol!" öğüdü bu anlayışı, çok daha güzel ifade etmiş.
ABD Başkanı William Clinton'ın "zippergate" (fermuargate) skandalını izlerken aklıma bu deyişler geldi.
Belli ki Clinton ne valiliğinde vazgeçebilmiş bu tür ilişkilerden, ne de başkanlığı sırasında.

TÜRK başbakanlarının kısa bir görüşme için kabul edilmekle övündükleri oval ofis artık bir cinsellik mekanı olarak anılıyor.
(Amerikalılar oval ofise, oral ofis adını takmışlar.)
Beyaz Saray'da stajyer kızlarla olmadık işler çevirmek, Clinton'ı başkanlıktan uzaklaştıracak gibi görünüyor.
Clinton tarihe en çapkın Amerikan başkanı olarak geçecek.

BAKIN yüzyıllar önce Montaigne insanların cinselliği konusunda neler demiş:
"Cinsel eylem insanları ne kötülük etti ki kimse utanmadan söz edemiyor ondan, ciddi ve edepli konuşmalarda yer verilmiyor ona? Hiç sıkılmadan öldürmek, çalmak, aldatmak diyebiliyoruz da ona geldi mi kısıveriyoruz sesimizi. Neden acaba?"

PLATON ise kadınlarla erkeklerin toplu cimnastik yapmasını ve herkesin birbirini çıplak görmesini öğütlüyor.
Filozofa göre böyle bir uygulama, cinsler arasındaki ilişkilerin daha ahlaki bir temele oturmasını sağlayacaktır.

HER yıl en az birkaç ülkede politika ve seks skandalı patlak verir.
İngiltere bu konuda başı çeken ülkelerden biri.
Aslına bakarsanız tarihte de iktidar ve seks hep iç içe geçmiş.
Peki, politika ile seks arasında bu kadar uzun ve süreklilik gösteren bir ilişki söz konusu ise bunu nasıl yorumlamalı?
İnsanlar doğaya karşı mı çıkıyorlar?
Doğal olmayan bir eylem mi söz konusu?
Yoksa insanların koyduğu kurallarla, doğa yasaları arasında bir çelişki mi var?

CLINTON kendi doğasının kurallarını, toplum kurallarının önüne geçirdiği için zor günler yaşıyor.
Yanlış ülkede ve yanlış zamanda başkan olmuş!
Eğer bir Doğu ülkesinin emiri ya da padişahı olsaydı, halk, padişahlarının çapkınlığıyla iftihar ederdi.
Lewinski de başkanın hareminde yerini almayı çok doğal karşılardı.
Demek ki herkes için geçerli, dünyanın her bölgesini kapsayan, değişmez ahlak kuralları yok.
Bölgeden bölgeye, kültürden kültüre farklılıklar gösteriyor.
Bazı kültürlerde çok eşliliğin peygamberlere bile hak görüldüğü hatırlanırsa, Clinton epey zavallı durumda kalıyor.