Diyelim ki New York’a gitmişiz, orada bir takım Amerikalılarla görüşüyoruz ve diyoruz ki:“Aaa gelince çok şaşırdım, Amerika’yı hiç böyle beklemiyordum. Hani nerde posta arabası çevresinde ok atarak saldıran Kızılderililer, hani nerede düello yapan kovboylar. Ellerinde haçları ve kafalarında beyaz kukuletalarıyla zenci yakan Ku Klux Klan’ı da göremedim. Hayal kırıklığına uğradım doğrusu.” Ya da Paris’e yolunuz düşmüş. Fransızlara diyorsunuz ki:“Aaa sizde tuvalet de varmış. Oysa biz hep oturakları pencerelerden aşağı boşaltıyorsunuz diye duymuştuk. Zaten parfümü de o kötü kokuları bastırmak için icat etmişsiniz.” Bu konuşmalar kulağa ne kadar garip geliyor değil mi?Oysa Türkiye’ye gelen hemen her yabancı buna benzer sözler söylüyor bize.“Çok şaşırdık. Hiç böyle beklemiyorduk.” Aslında demek istedikleri şudur: “Biz sizi Ortadoğu kategorisinde, harmaniyelere, kefiyelere bürünmüş, dört kadınla evlenilen bir ülke sanıyorduk. Bir de baktık ki bize benzeyen insanlar var burada da!” Türkiye’de festivallere gelen her müzisyen, her sinemacı aşağı yukarı buna benzer sözler söyler. Bu da bizi gururlandırır. Oysa ben cehaletin ve önyargının bu derecesi karşısında şaşar kalırım. Hani bilişim çağında yaşıyorduk, hani dünya küresel bir köy haline gelmişti, hani televizyon ve internet sayesinde bütün bilgiler elimizin altındaydı. İnanın bana Batı, Doğu konusunda tam bir Ortaçağ cehaleti içinde. Koskoca Amerikan yönetimi, Irak gibi son derece laik bir ülkeyi, El Kaide ile ilişkilendirmek cehaletini gösterdi; şimdi de daha yeni yeni duydukları Şii, Sünni kavramlarının ne ifade ettiğini çözmeye çalışıyorlar. Aradan geçen bunca yıla rağmen ne bizi anlayabildiler, ne de laik devrimimizi. Birkaç medeni Türk görünce de “Herhalde bunlar sayıları birkaç bini geçmeyen Batı eğitimli Türkler” diye düşünüyorlar. Milyonlarca insanın yaşam biçiminin bu olduğunun farkında değiller. Bilseler ezberleri şaşacak. Bu yüzden şimdiki hükümetin, İranlıları bile aratan sıkı sıkıya baş bağlama ve elini içki kadehine sürmeme tavrını görünce “Hah!” diyorlar “İşte Türkler. Nihayet Türkler!” Evet, bizde değişik yaşam biçimleri var; doğuda hâlâ aşiret düzeni hüküm sürüyor, kızlar öldürülüyor, insanlar acı çekiyor ama bu durum gerçeğin sadece bir parçası, tümü değil. Batılıların bu tutumu sadece ön yargıyla ve öğrenmeme inadıyla açıklanabilir. Cehaletin bu derecesi ise ancak Batı tahsiliyle mümkündür.
