Seyahatte olduğum, yazı yazmadığım günlerdeydi. İki dostun yazısında, iki nokta aklıma takıldı. Bu noktalar hakkındaki görüşümü yazayım dedim, kısmet bugüneymiş. Önce değerli dostum Hasan Cemal’in yazısına değineyim. Türk siyaseti üzerinde tartışılmaz bir ağırlığı olan Hasan Cemal, bazı günler edebiyat tadı taşıyan, hayata dair yazılar yayımlıyor. Ben de bunları çok seviyorum. Geçenlerde Portekizli yazar Fernando Pessoa’nın “Huzursuzluğun Kitabı” adlı eserinden bir iki bölüm aktarıyor ve bu alıntılarla ilgili düşüncelerini açıklıyordu. Pessoa, gazete köşelerinde felsefe yapanlardan söz etmişti, Hasan da (biraz ironi tadı taşıyan bir üslupla) bu kategoriye girip girmediğini sorguluyordu. Pessoa’nın sözünü ettiği kişi, felsefesini gazete yazıları aracılığıyla halka ileten İspanyol filozof Ortega y Gasset olmalı. Çünkü zamanında onun bu yöntemi çok tartışılmıştı. Hatta bu yüzden ona “pazar yeri filozofu” diye saldıranlar bile çıkmıştı. Pessoa daha genç yaşta ölmesine rağmen, Gasset’nin çağdaşı. Tahmin ediyorum ki “köşe yazarı filozof” göndermesi bununla ilişkili. Oysa Ortega y Gasset, döneminin en önemli düşünürlerinden biri. Nasıl Descartes’tan “Düşünüyorum o halde varım!” cümlesi kaldıysa, Gasset’den de “Ben, kendimin ve çevremin toplamıyım!” sözü felsefe tarihinde yerini aldı. Bu fikirlerin gazetede yayımlanmış olması, onların değerini düşürmüyor. Aynen Çetin Altan’ın yazıları gibi. Yani Pessoa haksızlık ediyor. Hasan’ın güzel yazısı bunları aklıma getirdi.
Bir başka gecikmiş not da yine köşesini zevkle okuduğum dostum Metin Münir’in “empati” yazısına dair. Metin bu yazısında empati gibi çok önemli bir kavramın Türkçede karşılığı bulunmadığından söz açıyor ve “belki Osmanlıcada vardır” tahminini yapıyordu. Bunu okur okumaz aklıma eskiden çok kullanılan ama şimdi rafa kalkmış gibi görünen “diğerkâm” kelimesi geldi. Babalarımızın dilinde çok olumlu bir sıfattı bu. Bazen birisi için “nikbin, bonkör, diğerkâm adamdır” gibi övgüler yapılırdı. Diğerkâm, empatiyi de içeren ama daha geniş kapsamlı bir kelime. Başkalarını düşünen, kendisini onların yerine koyabilen, başkalarına yararlı olmaya çalışan, bencillikten uzak kişilere takılan bir sıfat. Hatta daha ileri giderek, kendisinden çok diğer kişileri düşünen insan. Bugünün Türkiye’sinde diğerkâmlık ortadan kalktığı için, kavram da kayboluyor elbette. Ama şunu hemen ekleyeyim; Hasan da Metin de diğerkâm adamlardır.
Beni düşündüren; çağrışımlar yaptıran, bir şeyler öğreten yazıları çok seviyorum. İki dostumun da ellerine sağlık.
